Huzur bazen okuduğun bir kitapta
Bazen içinde kaybolduğun müzikte
Bazen kahvenin kokusunda
Bazen sevdiğinin omuzunda
Bazen bakıp dalıp gittiğin yerlerin ardında
Huzur, olmasını istediğin yer neredeyse orda...
Sebebini anlamadığım bir sızı var kalbimde
Kıpır kıpır huzur dolu sessiz sakince
Sanki cevabı bulunamayan bir bilmece
Gönlüm sana yanmış anlatıyor hece hece...
Sen ilk baharın verdiği neşe kadar
Sen yaz aylarının güzelliği kadar
Bana ne kadar seviyorsun diye sorma
Zorlu kış aylarında baharın verdiği umut kadar seviyorum...
Günümüzde kendin olarak yaşamak zor. Her ortama ayak uydurabilmek için farklı kişiliklere bürünmek gerekiyor. Yoksa o topluluk içinde kabul görmek zor oluyor. Bir roman karakteri bu durumu şöyle izah ediyor: " Bir karakter rolünü oynayabilmek için kişiliğimi terk etmenin kolay olduğunu sanma. Derinlerinde bir yerde isyan etmeyi sürdürüyorum, bir yandan kendim olmayı sürdürmek istiyordu, öteki yanımsa sevebilmek için dünyanın gerektirdiği kurallara uymak sağlamak istiyordu. Ne zor bir savaş!"