Soba görmeden büyüyen ya da büyüyecek olan çocuklara üzülmüşümdür ben. Onlar hiçbir vakit bir sobanın üzerinde kaynayan çaydanlığın sesini işitmeyecek, demlikte pişen çayın kokusunu genizlerine bir tütsü gibi çekemeyecek, sobanın üzerindeki portakal kabuğunun kokusunu içine çekemeyecek, karlarla oynayıp evlerine geldiklerinde ıslak eldivenlerini onun bedenine değdiremeyecekler. Üzerinde pişen kestanenin ne sivri uçlu bir bıçakla çizilmesini görebilecek ne de gece vakti sobanın kapağından tavana yansıyan ateş dansını seyredemeyecekler.
Belki de tam manasıyla ısınmanın ne olduğunu bilemeyecekler.
#Alıntı