Yeşilçam, izlerken neden bu kadar keyif aldığımı bilmediğim filmler. Ama nasıl keyif alıyorum anlatamam. Her daim takım elbise kravat ile dolaşan Kartal Tibetler, Ediz’ler, Tarık’lar; her zaman mini eteği ve mevsimlik montuyla Hülya, güzel saçları ile Gülşen, kirpikleri ile Türkan Avrupai havasıyla Filiz.... Replikler harika, filmin birinde Hülya sevdiği adamla yani Kartal’la ilişkisine karşı çıkan eniştesine söyle diyordu: “ Biz sevişiyoruz, evlenmemize kimse mani olamaz, siz bile.” Sevişiyoruz= işteşlik eki karşılıklı birbirimizi seviyoruz, masumca anlamında. O an düşündüm ki babamın karşısına çıkıp “ Biz sevişiyoruz evleneceğiz .” desem adamcağız şak diye bayılır☺️. Nasıl oldu da bu kelimenin anlamı bu kadar değişti, nasıl başardık acaba bunu?