Her ulus, tek gerçek dine inandıklarını, tek mantıklı hükümet sistemine sahip olduklarını "biliyor". Hepsi, kendilerinin de berbat olduklarından şüphelenmeden diğerlerini küçümsüyor. Hepsi, kafalarındaki, üstün oldukları hayaliyle gurur duyuyor. Hepsi Tanrı' nın en çok onları sevdiğinden emin. Hepsi savaş zamanında şüphe etmeden, kendilerine güvenle O' na yakarıyorlar. Hepsi O, düşmanın tarafını tuttuğunda şaşırıyor fakat alışkanlıktan bunu mazur görüp O' na methiyeler düzmeye devam ediyorlar. Kısacası, tüm insan ırkı memnun. Daima, bıkıp usanmadan, yıkılamaz şekilde memnun. Dini ne olursa olsun, başındaki efendi kaplan da ev kedisi de olsa hep mutlu, minnettar, gururlu...
İnsanlar her gün başkaları adına fedakarlık yaparlar fakat bu, en önce kendi iyilikleri içindir. Eylem, önce kendi ruhlarını tatmin etmelidir. Bundan yararlanan diğerleriyse ikinci sıradadır.
Hepimizin bir sürü parçadan oluştuğunu ve bu parçaların kendilerini ifade etmek için çırpındığını siz söylemiştiniz. Bizler yalnızca varılan son uzlaşmadan sorumlu tutulabiliriz, her parçanın sahip olduğu karmaşık dürtülerinden değil.