İlk kez inceleme yazıcam az heyecan yaptım slepewlle. Öncelikle oyasimu punpunun konusundan biraz bahsediyim, sonra da incelemeye geçerim. Konusu:Punpun, Japonya’da yaşayan sıradan bir çocuktur. Fakat bir gün babasının annesini hastanelik etmesi ile masumiyet yaşları son bulmuştur. Dayısı ona bakarken, Punpun yetişkin olmaya doğru ilerler. Onu iyi veya kötü olarak etkileyen sarsıcı olaylarla karşılaşır ve bu olaylar onda yetişkin olmanın ne demek olduğu sorusunu uyandırır.
Şimdi düşüncelerime gelecek olursak hayatımda okuduğum en depresif, en karanlık, en iç karartıcı manga olabilir. Nedensiz bir şekilde, ne zaman bir sayfayı okusam bana ağır gelmiştir. Punpunun yaşadıkları, annesinin ona karşı olan nefretini, babasının ona doğru düzgün sevgi göstermemesini, punpunun her defasında daha da içine kapanması, her duyguyu buram buram alabiliyorsunuz. O istenmeme, geri plana atılma, aşağılanma duygusu vs. Zaten ben en çok ailesinden nefret ettim. Özellikle babasının, karısı öldükten sonra punpunun karşısına çıkması daha da sinirimi bozdu. Normalde punpunun içine kapanması ve depresyona girmesinin bir nedeni var, o da aşık olduğu kıza bir zamanlar verdiği sözü tutamaması ve ergenlik döneminde yaşadığı bazı sarsıcı olaylar. Hiç mi bir aile üyesi bu çocuğun iyi olmadığını anlamadı, yoksa "ya bu çocuk, zaten bişi olmaz" düşüncesi yüzünden mi punpunu geri plana attı? Bence daha çok ikincisi. Anne çocuğunu istemiyor, her defasında onu aşağılyor. Dayısı desen hayat hakkında öğüt veriyor, ama geçmişi de iyi değil. Punpun yaşıyor aslında, ama hiçbir yere ait değil. Nereye gitse, sanki orda değilmiş gibi yaşıyor. Büyüdükçe tanıdığı insanlar onun düşüncelerini değiştiriyor. Punpunun bir tanrısı var, tanrıyı çağırıp hastalıklı düşüncelerinden kurtulmaya çalışıyor, ama tanrısı da onu