Kurt Gölü (Dave Gurney Serisi 5)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.517
Gösterim
Adı:
Kurt Gölü
Alt başlık:
Dave Gurney Serisi 5
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702249
Kitabın türü:
Çeviri:
Ender Nail
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi?

Ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. Dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. Onları intihara götüren bu kabuslar mıydı?

Bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip Kurt Gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan Psikolog Richard Hammond'a yönelir. Her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce Hammond ile Kurt Gölü'nde hipnoz terapisi görmüştür.

Kurt Gölü'nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun Gurney'i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. Duygusal açıdan kırılma noktasına gelen Gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur.
Kurt Gölü Dave Gurney Serisi'nin 5. kitabı. Polisiye türü çok seviyorum ve bu türde bazı yazarların ismi oluşturdukları karakterlerle bir nevi özdeşleşmiş durumda. Dan Brown denildiğinde akla  Robert Langdon'un gelmesi, Tess Gerritsen denildiğinde Jane Rizzoli, Harlan Coben denildiğinde Myron Bolitar, Mario Mazzanti denildiğinde akla Claps'ın gelmesi gibi John Verdon denildiğinde de zihnimizde Dave Gurney beliriveriyor. Dave Gurney, seriyi okuyanların bileceği, okumayanların şu anda öğreneceği üzere emekli bir dedektif. Mesleğini paza kazanmak için icra edilen bir zorunluluktan ötede gören Dave Gurney, merak duygusu, adalet isteği, uyumsuz gibi görünen parçaları bir araya getirmeyi çok sevmesi gibi özelliklerinin etkisiyle emekliliğine rağmen son derece karmaşık olayların çözümünde anahtar rolü oynuyor.

Serinin ilk 4 kitabında olduğu gibi Kurt Gölü'nde de olaylar Gurney'in polis arkadaşı Jack Hardwick'in, yaşanan gizemli ve karmaşık bir olayda Gurney'den yardım istemesi ile başlıyor. Zengin kesime hitap eden, özellikle eski suçluların gittiği Kurt Gölü isimli rehabilitasyon merkezi gibi bir tesis vardır. Son derece başarılı ve ünlü bir psikolog olan Richard Hammond'un görev yaptığı Kurt Gölü'nün sahibinin de aralarında bulunduğu 4 kişi belirli aralıklarla, bilekleri kesilmiş bir halde bulunur. Farklı yerlerde yaşayan, farklı hayat şartlarına sahip bu dört kişinin ortak noktaları ise; ölmeden önce Richard Hammond ile hipnoz terapisi görmüş olmaları ve kabuslarında kurt başlı hançer kullanan biri tarafından öldürüldüklerini görmeleridir. Polisler intihar süsü verilmiş bu olayları aydınlatmak için psikoloğu hedef gösterirken sizce hipnoz gibi yöntemler kullanılarak kişilere intihar etmeleri gibi bir telkinde bulunulabilir mi?

Kurt Gölü benim açımdan gayet başarılıydı. Kitabı okurken gerildim, şaşırdım korktum ve sürekli merak içerisindeydim. John Verdon bu kitabında diğer kitaplarına göre korku ve gerilim öğelerine daha çok yer vermişti. Kitabın geçtiği Kurt Gölü tesisi başlı başına bir gerilim unsuru zaten. John Verdon yaptığı başarılı çevre betimlemeleri ile okurda, kitabı okurken o bölgelerde geziniyormuş hissi yaratmayı başarıyor. İlk 4 kitapta Gurney'e olayları çözümlemek konusunda yardımcı olmayan, hattâ bu tür şeylerden vazgeçmesini isteyen Bayan Gurney'e ise bu kitapta ısındım, çünkü bu kez olayların başından sonuna kadar o da bu gizemin içinde.

John Verdon kitapları ile ilgili bazı okulların yaptığı "Verdon, kitaplarında gereksiz detaylara yer veriyor" yorumuna kesinlikle katılmıyorum. Kitaplar dışında da detay seven biriyim, bu nedenle Verdon kitaplarında verilen detaylar bana oldukça eğlenceli geliyor. Kaldı ki gereksiz detay diyebilmek için o detayın okuyucuyu olaylardan anlık olarak uzaklaştırması, "bu ne şimdi" dedirtmesi gerekir. John Verdon kitaplarında gereksiz detay veriyor, çok uzatıyor demek bana doğru gelmiyor. Zira "Her detay gereksiz değildir ve detaylardan bu kadar korkmamalıyız." İşin içinde olayı derinleştiren detaylar, detaylı kişi ve çevre betimlemeleri olmasa hepimiz 150-200 sayfalık, olayların anında sonuçlandığı polisiyeler okurduk ki bence bu polisiyenin doğasına aykırı. Detay istemeyenler hikaye okumaya yönelebilir diye düşünüyorum.

Kitabı bitirdikten sonra 470 sayfa boyunca kafamı kurcalayan hipnoz-intihar ilişkisi hakkında birkaç makale ve haber okudum.  Geçmişte ve günümüzde bireyin rahatlama veya bir alışkanlığından kurtulmak gibi amaçlarla başvurduğu hipnozun intihara neden olabileceği çeşitli kişiler tarafından nedenleriyle birlikte ortaya konulmuş. Ayrıca 2015 yılında ABD'nin Florida eyaletinde bir okul müdürü öğrencilerin kaygılarını gidermek ve onları rahatlatmak amacıyla hipnoz uygulamış ve bunun sonucunda 3 öğrenci intihar ederek hayatını kaybetmiş. Bu konunun üzerinde düşünebilecek, dikkat çekici ve şaşırtıcı bir konu olduğunu düşünüyorum.

Ve son olarak umarım John Verdon Dave Gurney Serisi'ne devam eder. Seri 10 kitaptan oluşsa bile severek okuyacağıma eminim. Dave Gurney sevdiğim kitap karakterleri arasında üst sıralardaki yerini çoktan almış bulunuyor.
Dave Gurney serisi en sevdiğim polisiyelerden biriydi, ilk dört kitabı severek okumuş olunca bu kitabı merakla beklemiştim, tabii çıktığını öğrenince çok sevindim. Kitabı okurken Gurney serisini ve serideki mantığı özlediğimi fark ettim.

Bu kitap serinin diğer kitaplarına yine çok benziyordu, yazar her zamanki kurgu biçimini ve olay örgüsünü benimsemişti, hangi sayfada ne yaşanacağını çok bildiğiniz için bunlara hazırlıklı okuyorsunuz, yazarın bu sorunu acilen çözmesi lazım. Diğer yandan serinin diğer kitaplarından ayrılan yönü ise gerilimin büyük bir yer kaplaması idi, normalde polisiye ağırlıklı olan seri bu sefer gerilim ağırlıklı idi, ancak ben bu seriye bu kadar gerilimi çok yakıştırmadım.

Kurt Gölü serinin en az sevdiğim kitabı oldu, şaşırtıcılıktan uzak, öngörülebilir ve mantıktan uzak bir tarzı vardı. Kitabı bitirdiğimde, suçluyu/suçluları güdüleyen sebebe ikna olmadığımı fark ettim, ortada zekice bir plan vardı ve bu planın başlangıç noktası pek mantıklı gelmedi. Orada çok zekice hazırlanmış diyebileceğimiz bir plan var ancak sebebi sağlam bir zemin üzerine kurulmamış. Bu da kitaba bakışımı etkiledi, kitaptaki mantıksızlık ve biraz zorlama kaçabilecek tesadüfler ve uç noktalardaki teknoloji ürünleri ve mantıksız sebepler kitabı sevmemi engelledi diyebilirim. Serinin en az sevdiğim kitabı bu oldu, yine de çok kötü değildi ama serinin diğer kitaplarının gerisinde kaldı. Açıkçası bu serinin artık sonlanması gerektiğini düşünüyorum, yazar aynı döngüyü sürdürdükçe serinin kalitesi düşüyor.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.662 Oy)18.228 beğeni41.310 okunma2.696 alıntı173.855 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.035 Oy)6.728 beğeni19.507 okunma631 alıntı110.151 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.424 Oy)11.102 beğeni27.471 okunma1.497 alıntı144.498 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.340 Oy)12.913 beğeni33.045 okunma3.128 alıntı138.918 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.548 Oy)8.494 beğeni25.090 okunma2.292 alıntı108.330 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.863 Oy)8.811 beğeni24.163 okunma1.634 alıntı112.146 gösterim
  • Aklından Bir Sayı Tut
    8.1/10 (2.478 Oy)2.212 beğeni8.815 okunma303 alıntı45.269 gösterim
  • Da Vinci Şifresi
    8.7/10 (2.856 Oy)2.951 beğeni10.754 okunma206 alıntı39.629 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.257 Oy)8.697 beğeni24.200 okunma1.281 alıntı119.064 gösterim
  • Empati
    8.4/10 (2.091 Oy)1.980 beğeni7.530 okunma360 alıntı40.917 gösterim
John Verdon kesinlikle her kitabında daha ileriye gitmiş ve başarısına başarı eklemiş. Harika bir kitap , Harika bir hikaye . Dedektif Gurney ile gizemli olayların , cevapsız soruların peşinde sürükleniyor her sayfada heyecanınıza heyecan katarak her sorunun cevabı ile katile bir adım daha yaklaşıyorsunuz. Olay örgüsü , sebep sonuç ilişkisi o kadar iyi ki aklınızda soru işaretleri bırakmadan tamamlıyor hikayeyi. Polisiye sevenler kesinlikle kaçırmasınlar diyor, keyifli okumalar diliyorum.
John Verdon'un tüm kitaplarını okudum en sıkıcısı buydu diye bilirim belkide artık Gurney'den sıkıldığım içinde bana öyle gelmiş olabilir.Bu romanındaki olay akıcı değildi açıkcası.
Dave Gurney serisi.. aslında seri denemez çünkü her kitapta farklı olaylar işlenmiş ama ana karakterler hepsinde var. Yani ortadan bi kitabı alıp okumaya başlarsanız kopukluk yaşamazsınız nitekim her kitabında eski kitaplarındaki bilgileri veriyor tekrardan.

Gelelim kitaba.. nedense Jack karakterini daha bi sevdim. Herhalde daha gerçekçi ve komik bulduğumdan. :) John Verdon her kitabında olduğu gibi son 50 sayfada tüm gizemi çözüyor ve başında tahmin ettiğim her şeyi ortaya sunuyor. Sanırım seri içinde en sevdiğim kitap Peter Pan Ölmeli. Diğerlerinden daha farklı bi üslupla yazıldığını düşünüyorum neden düşünüyorum bilmiyorum ama 🤷‍️ yine soluksuz okudum. Bence yazar işi biliyor yaa, okuyucu kitaba bağlıyor. Gelişecek olayları tahmin etseniz de merakla sayfaları çevirmeye devam ediyorsunuz. İki hafta da sanırım tüm seriyi bitirmiş olmam bunun ispatıdır. Bazen psikolojinin nimetlerinden faydalanıp kitaplarında Freud a değinse de sıkıcı olmadığını söyleyebilirim.

Yeni kitap çıkana kadar... üşüyoruz Hardwick reis
Evvvet efenim yeni bir inceleme ile herkese selam sana hasret demiyorum. Bırakayım onu Nazım söylesin:) ben yine Sherlock olmaya devam edeyim. Çook sevdiğim tür olan Polisiye kitabı ile incelemelerime devam edeyim dedim. Öncelikle belirtmek isterim ki baya eleştirel yaklaşıcam kitaba. Buna hazırlıklı iseniz buyrun başlayalım:

John Verdon'ı bilen bilir. Öncelikle Gurney adlı bir dedektifin serisini oluşturmaya çalışmış. Ama eksiklikleri, basitlikleri yok değil. Öncelikle Gurney adlı dedektifini ha bire benle (Yani Sherlockla) karşılaştırması, lakabına Sherlock demesi çok garip bir durum. (Tamam ne kadar dünyaca tanınan bir dedektif de olsam yine de her dedektif kendine göre bir dedektiftir. Başkasıyla karşılaştırılamaz!) Madem bir dedektif yarattın, o halde ona özgünlük vermelisin. Ona farklı bir beyin emanet etmeli, farklı olaylarla taçlandırmalısın. Bunu bir kenara koyalım; Kitaplarındaki olaylar zor gibi görünen basit olaylar. Mesela;(bu kısım spoiler içerir!) Aklından bir sayı tut kitabında ölen kişilere gönderilen kağıdın binlerce kişiye gönderildiğini hemen anladım. Çünkü anlaşılması basitti. Diğer kitaplarında da durum aynı. Bu kitabında da durum değişmedi tabii. Kitaba gelecek olursak;

Aynı rüyayı gördüğünü iddia eden 3 kişi, aynı hipnozcuya (Hipnozcuya sigarayı bırakmak için gittiler) gittiği için mi öldüler? Aynı rüyayı görmelerinin sebebi neydi? 3 kişinin ortak noktaları ne? İşte kitap bu konu üstünde duruyordu. Açıkcası olayın bulunması biraz zaman alacak bir durum bunu kabul ediyorum. Ama kessinlikle zor değil. Hatta suçlu gördüğüm kişi\kişilerin katil olması da durumun basitliğini (veya benim dedektifliğimin muhteşemliğini) ortaya koyuyor:)

Yazarın okuduğum 4. Kitabı. Evet size garip gelecek ama söyleyeyim bari. Serinin ilk okuduğum kitabı 3. Kitaptı:) daha sonra 2,1 ve 5. Kitabını okudum serinin. Evet biliyorum ben seriye seri olarak gitmedim ama sonuçta seriyi okudum. Önemli olan da bu değil mi?;)

Yazar fena değil. Kitaplarının hepsinde sıkıcı kısımları mevcut. Ama son sayfalarda yazar toparlıyor durumu. Kitaba 6 puan verdim. 2 puanı sıkıcı yerlerinden, 1 puanı ismimi kendi dedektifine lakap yapmaktan, 1 puanı ise istediğim heyecanı bulamadığım için kırdım. Kitabı olabildiğince hızlı bitirmeye çalıştım. Çünkü sırada iki harika kitabı okuyacağım. Herkese keyifli okumalar:)
Ülkenin farklı yerlerinden dört kişi rüyalarında kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini görürler ve bir süre sonra yanı başlarında tasvir ettikleri gibi bir kurt başlı hançerle bilekleri kesilmiş halde bulunurlar. Bu dört kişinin aynı rüyayı görüp aynı biçimde ölü bulunmalarının dışında tek ortak noktaları ölmeden önce Kurt Gölü diye bilinen yerdeki bir rehabilitasyon merkezinde Psikolog Richard Hammond'dan hipnoz terapisi görmüş olmalarıdır. Hipnozla intaharın mümkün olup olmadığını araştırmak için olayı yerinde incelemek gerektiğini düşünen David Gurney, Kurt Gölü'nde kişisel hayatını da etkileyecek sırların açığa çıkacağından habersizdir. Her yeni ipucu olayın etkisini genişletirken farklı bağlantıları da beraberinde getirecektir.
Verdon'ın David Gurney çevresinde dönen serisinin 5. kitabı Kurt Gölü. İlk kitap Aklından Bir Sayı Tut'u ilk çıktığı sıralarda okumuştum ve pek bir şey hatırlamıyorum ama bu kitabı okurken adım adım ilerleyip ilmek ilmek çözülen bir polisiye okumayı ne kadar çok özlediğimi fark ettim. Polisiyelerde aslında pek çok yazar aynı karakter üzerinde işleyen dizi kitap olayını gerçekleştiriyor ve tanıdık karakterleri okumayı ben seviyorum. Kurt Gölü de genel anlamda beğendiğim bir kitap oldu. Şurası eksik ya da olmamış dediğim bir nokta çarpmadı gözüme. Olaylar gereksize kaçmayan ayrıntılarla yavaş yavaş ilerliyor ve bir taraftan okur da olayların izini sürüyor. Kahramanımızla ilintili hikaye ve farklı bağlantılar bulunması da kitabı zenginleştiriyor. Mekan ve durum tasvirleriyle okur gerilimi hissediyor ve olayları gözünde iyi canlandırabiliyor. Hareketli sahnelerle heyecan ve genel manada merak da diri tutuluyor. Hipnozlu kişinin ehliyet durumu Türk doktrininde de tartışmalı bir durum ve ben konuyu çok orijinal buldum.
En sevdiğim polisiye yazarlarından biri olan John Verdon, yine tarzını ortaya koyarak mükemmel bir kitap yazmış. Olaylar birbiriyle öyle iç içe anlatılmış ki; son ana kadar katilin kim ya da kimler olabileceğini kestiremiyorsunuz. Bir solukta okunacak güzel bir kitap daha .
Yazarımız John Verdon ile emekli bir polis dedektifi olan Dave Gurney'in hikayesini anlattığı "Aklından bir sayı tut" kitabı ile tanıştım. Polisiye türündeki bu kitabı çok beğendim, sürükleyici, merak uyandırıcı ve şaşırtıcı bir şekilde sonlanan kitap en sevdiğim kitaplardan biri oldu. Dave Gurney hikayelerinin şuan için son kitabı olan "Kurt Gölü" ile ilk kitap arasında daha da kalite farkı var. Yazarımız artık hikaye ile resmen oynar hale gelmiş, sürekli bir hedef şaşırtmaca, bitti derken tekrar hikayeyi başka bir yöne çevirme sizi kitaba tutku ile bağlıyor.
Seri kitapları sevdiğim söylenemez ama ilk kitabın üzerimde bıraktığı güzel duygular neticesinde son kitabı da alarak bi son duruma bakmak istedim. Kurt Gölü bitti ve aradaki kitapları da okumam gerektiğine karar verdim.
Kurt Gölü kitabına gelirsek; emekli polis dedektifi Dave Gurney'e hipnoz tedavisi sonrası 4 hastanın aynı kabuslar sonrası intihar ettiği ve bu ölümlere sebebiyet veren kişinin de doktor olduğundan şüphelenildiği olayı geliyor. Doktor'un kardeşi bu suçlamaları açığa çıkarması için Gurney'in dedektif arkadaşı olan Jack Hardwick'e geliyor. Hardwick'te olayı emekli süper dedektifimiz ile birlikte çözme adına hikayeye giriş yapıyoruz. Kitabın konusunun geçtiği yer, kitaba da adını veren Kurt Gölü bölgesi. Hipnoz tedavileri burada yapılıyor ve dedektifimiz de olayları yerinde incelemek için bu bölgeye geliyor ve olaylar çözüme kavuşuyor..
Konu dışında kitabın geneline bakacak olursak; 15-20 karakter üzerinden olayları dağıtmadan, birbirleri arasında kurulan bağ, okurken hissedilen gerilim, merak hissi, olayların tekrar yön değiştirmesi, aklınıza gelmeyecek şekillerde olayların gelişmesi ayrıntılı bir şekilde hissettiriliyor. 470 sayfalık kalın bir kitap ama kitabın başından başlayan merak duygusu hızlıca okuyup sonuna gelmenizi sağlayacaktır. Bahsedilen her karakterden şüphelenerek sonuna kadar geleceğiniz muhteşem bir polisiye. Dave Gurney'in okumadığım serüvenleri de eminim çok iyidir ama "Aklından Bir Sayı Tut" ve "Kurt Gölü" kesinlikle okumanız gereken kitaplardan.
İnsan aynı yazarı okuduğu zaman tarz olarak az çok fikir sahibi oluyor. Bu beni ilk defa hüsrana uğrattı Kitabın yarısını biraz geçtikten sonra sonunu kestirdim az çok diğer kitaplarında bu kadar erken yaşamamıştım bu olayı. O yüzden biraz üzdü beni. Ama kitap yine ve yine John Verdon farkıyla güzel ve sürükleyiciydi özellikle son 100 sayfa aktı gitti. Okumanızı tavsiye ederim. Kitabın içindeki bazı bölümlerde acaba bunlar gerçek hayatta da oluyor mu falan dedim kendi kendime. Bu kısmı düşününce ürküyorum. 'Güdüleme ile intihar olayı' okursanız anlarsınız ne demek istediğimi ki okuyanlar bilir :) Başarılı akıcı bir dille yazılmış.
Bir solukta okuduğum dört Dave Gurney romanından sonra, serinin beşinci kitabı. İlk dört kitapta yaşadığım gizem, gerilim, merak beşinci kitapta da devam ediyor. Seriyi hiç okumamış kişiler için kısa kısa bilgiler de mevcut kitapta. Yani diğer kitapları okumayanlar bağımsız bir roman okuyacaklar. Kitabın başından itibaren okuyucuyu içine alan anlatım bir an olsun temponuzun düşmesine izin vermiyor. Aynı rüyayı görüp intihar eden dört kişi ve cinayetle suçlanan bir hipnozcu. Dave Gurney zekası yine iş başında!
Baslarda konu hipnoz uzerinden giderken cok hosuma gitmisti. Sonra nerden nereye geldi konu ve katil hic dusunmedigim biri cikti. Niye bilmiyorum ama Gurney'in karisina tutumuna, kayitsizligina sinir oldum. Ya karina biraz yakin davransana. Neyse toparlarsak guzel ve akici kitapti ki 1 gunde bitti.
Aynı şeyi hep söyleyip durursan bir süre sonra sana da gerçekmiş gibi gelecektir.
John Verdon
Sayfa 272 - Koridor Yayıncılık
Bir insanı kendini öldürmeye sürüklemekten daha canice, daha acımasızca bir şey olabilir mi?
John Verdon
Sayfa 71 - Koridor Yayıncılık
Zararsız salaklar ceplerinde birkaç tane hapla yakalanınca hapsi boylarken; kötü insanlar, masumları öldüren kötü insanlar, yetenekli avukatları sayesinde hukuk sistemiyle dans ediyorlar.
John Verdon
Sayfa 419 - Koridor Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kurt Gölü
Alt başlık:
Dave Gurney Serisi 5
Baskı tarihi:
Ekim 2016
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059702249
Kitabın türü:
Çeviri:
Ender Nail
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi?

Ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. Dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. Onları intihara götüren bu kabuslar mıydı?

Bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip Kurt Gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan Psikolog Richard Hammond'a yönelir. Her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce Hammond ile Kurt Gölü'nde hipnoz terapisi görmüştür.

Kurt Gölü'nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun Gurney'i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. Duygusal açıdan kırılma noktasına gelen Gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur.

Kitabı okuyanlar 780 okur

  • Meryem K
  • Selda Aydın
  • Velican Doğrusöz(Romantik Gitarist)
  • Sena Suoğlu
  • Emre Aydın
  • Özge Yosmaoğlu
  • Eclipse
  • Özge Kaboğlu
  • Ethem Ulusoy
  • Yasemin Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.8
14-17 Yaş
%11.6
18-24 Yaş
%18.7
25-34 Yaş
%24.7
35-44 Yaş
%27.5
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.2
Erkek
%33.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.6 (93)
9
%24.5 (77)
8
%22.6 (71)
7
%12.4 (39)
6
%7 (22)
5
%2.5 (8)
4
%0.3 (1)
3
%0.6 (2)
2
%0
1
%0.3 (1)

Kitabın sıralamaları