Bir insanın ne kadar iyi bir insan olduğu ile ilgili bir kanaate varmak gerektiğinde onun diğer insan ve canlılara acı vermemek için ne kadar çaba harcadığına bakmalıyız.
Kendi kendilerini, dokunulmaz-istisnai-üstün özne olarak konumlandırarak, aşırı narsisist, megaloman tezahürler sergileyen, kendi tercihlerini ve kendi doğruları putlaştıranlar hiçbir durumda mahcup olmazlar, hiçbir durumda utanmazlar, hayâ etmezler, özür dilemez ve gerçeği kabul etmezler.
Nefret dili-söylemi, hayatın kalbi olan insan sıcaklığını, dostluklarını, bilgelikleri yok ediyor. Böyle bir ortamda öncelikle aklın/kalbin/vicdanın sesini birlikte yükseltmek gerekiyor.