Yeni yeni iletişim kurmaya başlayan insanları konu alıyor bu kitap. Fakat ne talihsiz bir durumdur ki asırlar geçse bile bazı gerçekler değişmiyor.Toplumun huzurunu bozan, kurallara uymayan veya kuralları çarpıtan bazı kişiler cezalandırılmıyor.Niye? Çünkü onların forsları/paraları/güçleri var ve bu özellikler onlara dokunulmazlık kazandırıyor.Kitapta bahsedilen Kızılgöz diğerlerine nazaran daha ilkel ve daha kuvvetli bu nedenle kavmin diğer üyeleri-sayıca çok olsalar bile- Kızılgöz'ün yaptıklarına göz yumuyorlar,onu diğerlerini cezalandırdıkları gibi cezalandırmıyorlar çünkü başlarının belaya girmesini istemiyorlar.Fark ettim ki, bu durum asırlar sonra bile aynı.Haklı olanı güçlü kılamadığımız zaman güçlü olanı haklı kılıyoruz.Modern çağda "güçlü olmak" demek illa fiziksel olarak yapılı olmak demek değil, paranın ve beraberinde sosyal statünün olması demek.Çağa göre "güçlü"nün tanımı değişiyor fakat onlara yapılan muamele,onlardan yana taraf tutma değişmiyor maalesef.Teoride kanun önünde herkes eşit ama pratiğe gelince hiç de öyle olmuyor."Güçlü"ler de toplumdaki ve kanun önündeki dokunulmazlıklarından faydalanarak her geçen gün daha akılalmaz eylemlerde bulunuyorlar.Sonuçta ne mi oluyor? Adaletin mahkemelerde sağlanamadığını fark edenler,sosyal medyada farkındalık oluşturmaya çalışıyor ama çoğu zaman kaale bile alınmıyorlar.Modern çağda yaşananlar bu şekilde.Henüz kitabın sonunu getirmedim bu nedenle Kızılgöz'ün başına ne gelecek bilmiyorum fakat umuyorum ki ilkel çağ insanları gerekeni yapmış ve Kızılgöz'ün hak ettiği muameleyi ona göstermişlerdir.