Felsefe ile ilgilenenler için mutlaka okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum, tıpkı Montaigne'in Denemeler eserinde olduğu gibi her insan bu kitapta kendinden bir parça bulacaktır.
Kitabın içeriği beş bölümden oluşuyor. Daha yoğun olarak varlık felsefesini ve etiği içeren kitabın, yazarın kendi dönemi göz önünde bulundurulduğunda, oldukça başarılı bir eser olduğunu söyleyebilirim. Eser genelinde önermeler ve bu önermelerin kanıtlamaları şeklinde ilerliyor, sonraki önermeler bir önceki önermelerden alıntılarla kanıt üstüne kanıt şeklinde devam ediyor. Bu sebeple anlaşılmayan veya kaçırılan bir yer olduğunda bu önermelere geri dönerek tekrar okumak daha kolay oluyor. Okuduğum kitabın yayınevi de dilini oldukça güzel bir şekilde basitleştirmiş dolayısıyla okumak oldukça rahattı diye düşünüyorum.
(Spoiler) Bazı bölümlerde düşünce yapısı olarak uyuşmadığım yerler olmadı değil. Örneğin "Hiç kimse kendi varlığını başka bir şey uğruna korumaya çabalamaz." dediği bir ibare var, ama ben çoğu annenin ve babanın evladını kendisinden daha üst bir değerde tuttuklarına adım kadar eminim. Ayrıca Spinoza bazı kavramları oldukça keskin bir şekilde ayırmış, sevinç-keder ya da sevgi-nefret diye ve alt kavramları yine bu başlıklar altında birleştirmiş. Mesela kıskançlığın nefretle bağdaştırıldığı bir kesit vardı (şu an tam yerini hatırlamıyorum) ancak insan aşık olduğu insanı kıskandığında ondan nefret etmeye başlamaz ona olan saf sevgisi devam eder (tabi bu durum kişiden kişiye değişebilir ama bana kalırsa böyle).
Kendi döneminde de eleştirilen kitabın eleştirileceği başka yerler yine var fakat bunları buraya dökmek yerine diğer okuyucularımıza bırakıyorum. Keyifli okumalar.