İlknur

İlknur
Bu düzen size insanlığınızı unutturacak.
Laf açılmışken, kimseye bir faydası olmayan şu içi boş saygı gösterilerinden gurur duyanlar da aynı şekilde akılsız değil mi?
Sayfa 164
Reklam
Ütopyalılar bu tür sahte zevklerin peşinden koşturanların arasına, daha önceden de bahsettiğim gibi, daha iyi giyindiği için kendisinin daha iyi bir insan olduğunu düşünenleri de ekliyor. Onlara göre bu tür insanlar çifte yanılgı içindeler. Birincisi giysilerinin diğerlerinin giysisinden daha iyi olduğunu düşündüklerinden yanılıyorlar, ikincisi de kendilerinin diğerlerinden daha iyi olduğunu düşündüklerinden. Sonuçta giysi giysi olduğuna göre, ha incecik yün iplikle dokunmuş, ha kaba kumaştan, ne fark eder? Buna rağmen sanki kendi yanılgıları yüzünden değil de doğa tarafından yüceltilmişler gibi, kurum kurum kurumlanıyorlar ve giysilerinin kendilerini değerli kıldığına inanıyorlar. Bu yüzden kaba giysiler giydiklerinde asla göremeyeceklerine inandıkları saygıyı gösterişli kıyafetler giydikleri için hak ettiklerine inanıyorlar, kendilerine yüz vermeden yanlarından geçip gidenler olursa da onlara köpürüyorlar.
Sayfa 164
Başkalarının sıkıntısını dindirmek ve bütün üzüntülerini giderip yaşamlarını huzura erdirmek en önemli insani değerse (zaten başka hiçbir erdem bu kadar insana özgü olamaz), bunun getirisi hazzın ta kendisidir.
Sayfa 161
Çünkü Ütopyalılar gökyüzünde seyredebileceği bunca yıldız, hatta güneşin kendisi dururken, ölümlü bir insanın minnacık bir mücevherin ya da daha doğrusu bir taş parçasının solgun pırıltısına kendini bu denli kaptırmasına sahiden hayret ediyor.
Sayfa 153
Özel mülkiyet var olduğu sürece insanlığın en büyük ve en faydalı kesimi yoksulluğun ve çetin yaşamın getirdiği kaygıların malum yükü altında ezilecektir.
Sayfa 106
Reklam