Bu kitap sadece basit bir aşk romanı değil, bu kitap ülkenin yozlaşmasını, boşu boşuna yitip giden canları ve ardında bıraktıklarını, alınmayan tedbirleri, cezalandırılmayan suçluları bize anlatıyor. Tam da yangın felaketinin ardından hala kendimize gelemediğimiz günlerde bu kitabı okuduğum için bir tokat gibi tüm gerçekler yüzüme tekrar çarptı. Hem çok üzgünüm hem çok sinirliyim.
Umut gibi biz de ülke olarak hiç gün yüzü görmeyecek miyiz?
Ali Bektaş'ın kalemine sağlık. Hem karakterlerin; özellikle güncesiyle birlikte Umut'un iç dünyasını yansıtmayı başarıyor hem de ülkedeki gerçekleri gözler önüne seriyor.
Kitapta bazen sıkıldığım tekrara düştüğüne inandığım yerler olsa da geneline baktığımda beni etkileyen bir kitap oldu diyebilirim.