İlayda☆

Hazreti Davud (aleyhisselam), Allah’ın azameti karşısında o kadar teessür duyar ve o kadar ağlardı ki gözyaşlarından dolayı yüzünde izler meydana gelirdi. O, vaaz verdiği zaman hem ağlar hem de ağlatır; meclisinde her gün kalbi Allah aşkından çatlayan sayısız insan olurdu. O, Kur’ân’ın tabiriyle “evvâb (daima yüzü Hakk’a dönük, O’na teveccüh-i tam içinde)” idi. Hayatı boyunca yüzünü Mevlâ’dan ayırmadan sürekli kullukta bulunma O’nun şiarı olmuştu. Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) farz orucun dışında nafile olarak tutulan en faziletli orucun Hazreti Davud’la (aleyhisselam) özdeşleşen, bir gün tutup bir gün tutmama şeklindeki oruç olduğunu söylemiştir. 
Din
Zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa; Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır. Mektubat - 73
Din
Ehl-i dünyanın hükmü var, şevketi var, kuvveti varsa; Kur'anın feyziyle, hâdiminde de: Şaşırmaz ilmi, susmaz sözü vardır; Yanılmaz kalbi, sönmez nuru vardır. Mektubat - 73
Din
Nasıl bütün mu'cizat-ı enbiya, Kur'anın bir nakş-ı i'cazını göstermiştir; öyle de Kur'an bütün mu'cizatıyla bir mu'cize-i Ahmediye (A.S.M.) olur ve bütün mu'cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) dahi, Kur'anın bir mu'cizesidir ki, Kur'anın Cenab-ı Hakk'a karşı nisbetini gösterir ve o nisbetin zuhuruyla herbir kelimesi bir mu'cize olur. Sözler - 443
Din