TuğbaKara

TuğbaKara
@InfinideSoul
Andreas halen daha annesinin ve babasının bir çocuk olarak özlem duyduğu şeyi ona vereceğini umuyordu. Ancak çocukken ona vermedikleri şey, büyüdüğünde telafi edilemezdi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Biri hayatta kalması için gerekli kısıtlamalara hayatı boyunca asılı kalmışsa ve bu kısıtlamaların olmadığı bir hayatı düş­leyemiyorsa, ona özgürlüğe ulaşılabileceğini nasıl ispat edebilirim ki?
Bir emre itaat, asla bir sevgi doğuramaz.
Çocukluktaki gerçek duyguların reddedildiği fark edilmedikçe de nadiren anlaşılan bir dildir bu. On Emrin çoğunun bugün halen daha geçerli olduğu iddia edilebilir. Ancak Dördüncü Emir, bütünüyle psikoloji yasalarının karşısındadır. Zoraki "sevginin" çok bü­yük bir zarar verebileceği gerçeğinin genel olarak farkına varılması şarttır. Çocukluklarında sevilen insanlar, bunun karşılığında anne babalarını seveceklerdir, onlara anne babalarını sevmelerini söyleyen bir emre gerek yoktur. Bir emre itaat, asla bir sevgi doğuramaz.
Her şeye rağmen, ebeveynlerimize ve onların ebeveynlerine ya da onların yerindeki kişilere -bize ettikleri muamele saf eziyet olsa dahi- bir minnet borcu duymamız gayet normaldir. Anladığımız kadarıyla bu duygu, ahlakın vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak samimi duygularımızı ve kendi hakikatimizi, taşsız bir mezara gömmemize sebep olan bir ahlak türüdür bu. Ağır hastalıklar, erken yaşta ölüm ve intihar; aslında gerçek hayatlarımızı boğsalar da, ahlak dediğimiz kurallara boyun eğmemizin mantıklı sonuçlarıdır. Hayatın kendisi yerine, bu kuralları yüceltmeye devam ettiğimiz sürece, dünyanın her yerinde durum böyle olmayı sürdürecektir. Beden, böylesi bir muameleye isyan eder, ancak onun konuştuğu tek dil, hastalık dilidir.
Seni mutsuz etmek ve bu atakları yaşamamak yerine atakları geçirmeyi ve seni mutlu etmeyi tercih ederim. -Marcel Proust'un annesine yazdığı bir mektuptan