Yağmur ayrım gözetmiyor. Belki bugün, belki başka bir gün herkesin üstüne yağıyor. Yağdığı zaman da herkes eşit. Kimse daha iyi ya da daha kötü değil; herkes eşit, herkes bir.
Sorma bana. Anlattıklarım yeter. Yeter de artar bile. Senin ne düşündüğünü bilmiyorum, ama gerçek sorun acımasızlık değil asla. Burada en kolay parçalanan şey insanın yüreğidir.
İnsan her sabah, bir önceki gün karşılaştıklarından daha kötüsüyle yüz yüze geleceğini bilerek güçbela kalkıyor yatağından, ama uyumadan önce var olan dünyadan söz ederek kendini kandırmayı, şu anda içinde bulunduğu günün yüreğinde taşıdığı öteki günlerin anısından daha az ya da çok gerçek olmadığına, yani asılsız bir hayal olduğuna inanmayı başarıyor.