O halde ben güle erişemediğim için menekşeyi ayağımla ezmeli miyim? Ya da havanın bulutlanıp kararabileceğini düşünerek bu güzel mayıs gününde keyfimi bozmalı mıyım? Ben bulutsuz gökyüzünün maviliğinden içime neşe dolduruyorum ve daha sonra fırtına koptuğunda canımın sıkıntısını bu neşeyle geçiştiriyorum. Mis kokan bir çiçeği, yarın kokusu kalmayacak diye koparmaktan vazgeçmem mi gerekir? Oysa ben, yarın o çiçek solunca onu atarım ve tomurcuğundan yeni sıyrılıp açmak üzere olan genç ve çekici kardeşini koparırım.
Öylesine yalın, aynı zamanda da öylesine karmaşıktır ki insan kalbi. Bir ve aynı yatkınlık ya da arzu binlerce farklı şekilde ve yönde gelişebilir, birbiriyle çelişen binlerce olguya neden olabilir, binlerce karakterde farklı karışımlar halinde ortaya çıkabilir, binlerce farklı karakter ve eylem gene tek bir eğilimden kaynaklanabilir, üstelik de söz konusu insan böyle bir akrabalığın farkında bile olmaz.