Laminasyondan geçirince güzel kalırlar sanmıştım..
Ben bu yüzden çiçekleri koparılıp esaret altına alınmış maşuklar gibi görürüm.
Bu yüzden onları mutfak tezgâhındaki bir bardak suya hapsedip soluşlarını izlemeyi sevmem.
Mutlu oldukları yerde, kökleriyle kalmalarını tercih ederim. Başkalarını kokularıyla, duruşlarıyla etkileyeceklerini de düşünerek...
Mutlu olduğu, hayat bulduğu yerde kalsın. Ben ise benim yanımda hayat bulacak; getirildi diye küsmeyecek, solmayacak başka bir çiçek istiyorum.
Sardunyam var mesela...
Annem, “Arsız olur, sürekli çiçek açar,” dedi.
Belki de bu yüzden çok sevilmez.
Zaten kendini naza çekmeyen hiçbir şey fazla değer görmüyor..
Ben ise naza çeken her şeyden vazgeçtim. Kolaylıkla gelen, benimle birlikte çiçek açan; kanatları kırılmadan, toprağından koparılmadan da yanımda kalmayı seçen bir çiçek buldum kendime.
Sardunyamı seviyorum...
Onu her gün sulayacağım, sevgimi göstereceğim. O zaten her şeye rağmen açacak; ama ben yine de ilgimi eksik etmeyeceğim.
Biliyorum ki ilgi beklemeden herkese kokusunu dağıtan, çiçeklerini cömertçe açan sardunya bile fazla ilgiden bana küsebilir.
Hayat burası... Bunda da mahzur göremeyeceğim..
Tarihe gömüyorum acıyı ve ölümü
Yenilgiyi zafer şarkılarına
Çünkü sen geldin; kumrular geldi
İçim içime sığmıyor
Umurumda mı sanki ayrılık trenleri
Ay tutulması, rasathaneler
Aşkın değerini düşüren darphaneler
Başbakanın Amerika evleri [ :) ]
Umurumda mı sanki...
Nurullah Genç