İrem

Parmaklarını tuşlara bastırdı, notaların sesi yükseldi. Hoş bir sesti -minör gamın olması gerektiği gibi melankolik, ama yine de ahenkliydi. Ancak yeni bir yaratı değildi. Bir konumu, öncesinde de sonrasında da kendisini aşmasına sağlayacak bir özelliği yoktu; oyunun öyküsünü aktaramayan kopuk bir sahne gibiydi.
Reklam
"Sen beni de öldüreceğini söylemiyor muydun?" "Başta söylemiştim. Sonra seni tersinden öldürdüm. Seni kalbimde doğurarak öldürdüm."
Sayfa 146·Kitabı okudu
... Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek.
Halbuki benim canım hiçbir şey yapmak istemiyordu. Ayaklarımdan tutarak ruhumu çekip almışlardı sanki...
Kayarcasına ilerleyen ve arada sırada hafifçe savrulan arabanın verdiği nefis hisse kapılarak gözlerimi kapattım ve hayallere daldım.