İrem

Türkiye Cumhuriyeti hukukla demokrasiye yüceltirken, Almaya’da Hitler iktidara yürüyordu. İtalya’da Mussolini başa geçmişti. İspanya’da Franco’nun ayak sesleri duyuluyordu. Portekiz’e Salazar çökmek üzereydi. Rusya’da kral vardı. Romanya’da kral vardı. Yugoslavya’da kral vardı. Yunanistan’da kral vardı. İsveç Nazi yandaşıydı. Avrupa’da o dönemde İngiltere,Fransa ve Türkiye dışında halk egemenliğiyle yönetilen başka ülke yoktu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ulus tanımı yapıldı. Anayasal vatandaşlık tarif edildi, “Türkiye halkına, din ve ırk ayırt etmeksizin, vatandaşlık bakımından Türk denir” denildi.
Medreselerin yerine, 29 imam hatip lisesi kuruldu. İstanbul Üniversitesi bünyesinde ilahiyat fakültesi kuruldu.
Hilafet kaldırıldıktan iki gün sonra bakanlar kurulu kararı alındı, müftülüklere gönderildi, “bundan böyle hutbelerde ismi zikredilmeden, Cumhuriyet’in saadetine dua edilsin” denildi. Çünkü… Osmanlı’da gelenekti, her cuma namazında padişah ve halife adına hutbe okunuyordu.Salatansr lağvedildikten sonra, hilafet devam ettiği, için halide adına hutbe okunmaya devam ediliyordu. E, hilafet de artık lağvedildiğine göre “bundan böyle hutbelerde Halife’nin adını geçirmenize gerek yok” kararı alınmıştır. (1824 yılında müftülüklere gönderilen bu genelge …. Yüz yıl sonra, Atatür düşmanları tarafından çarpıtılarak topluma sunulacaktı.) 19 Mayıs, 23 Nisan,30 Ağustos , 9 Eylül, 29 Ekim gibi milli bayramlarımızın hutbelerinde Atatürk’ün adını bile geçirmeyecekler, sonra da utanmadan “ Atatürk kendisi böyle istemiş” diyeceklerdi!)
Osmanlı bile Konsantiniyye diyordu… Fatih Sultan Mehmet dahil, 1453’ten beri bütün padişahların sikkelerinde Konsantiniyye yazıyordu. Konsantiniyye’yi Cumhuriyet devrimi “İstanbul” yaptı!