Bu ne iştir? dedi. Demek aşk da geçiyor. Bense öyle sanıyordum ki aşıkların hayatı sıcak bir öğle vakti gibi rüzgarsız, hareketsizdir. Halbuki sevgide de rahat yok. O da değişiyor, durmadan değişiyor… Bütün hayat gibi.
ben yıpranmış bir elbise gibiyim; nedeni ne iklim ne de iş yorgunluğu. On iki yıl içimdeki ateş yakacak bir şey bulamayınca kapalı kaldı, kendi zindanını yaktı ve söndü. On iki yıl geçti sevgili Andrey; artık bu uykudan uyanma isteği bile duymuyorum.