Onlar da benim gibi hiçbir şey bulamamakla kalmamış, beni karanlığa sürükleyen şeyi kabul etmişlerdi: İnsan tarafından edinilebilir tek kesin bilgi hayatın anlamsız olduğudur.
Dolayısıyla kararlarım neyin doğru neyin yanlış olduğuna dayanmalıydı; insanların söylediklerine, yaptıklarına değil. Gelişmeye göre değil kendi kalbime göre kararlar vermeliydim.