Gümüş yürek kitabını aldığım ve imzalattığım günü hiç unutmuyorum. Sıcak bir haziran günüydü :D Çok merak ettiğim ve hevesle başladığım bir kitaptı. Tasarımı, karakterleri beni her zaman heyecanlandırıyor gerçekten. Damla'nın kalemini de çok merak ediyordum ve güveniyordum. Güvenim de boşa çıkmadı. Her detayıyla çok akıcı bir kitaptı. Kurgu, olay örgüsü çok hoşuma gitti. Sanki bir fantastik/modern klasik okuyor gibi hissettim. Teması başarılı işlenmişti bence. Kitabı bitirince uzun zamandır bu kadar güzel bir arkadaşlık görmediğimi fark ettim. Belki yazın okuduğun içindir diyebilirsiniz ama başka hiçbir kitap içimi böyle ısıtmamıştı. Ayrıca sondaki ek hikayeler çok hoşuma gitti. Kısa olabilirler ama hepsi en ufak detayına kadar düşünülmüş çok ince ve zarif hikayeler. Okuyun, okutturun :)
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,667 okunma
"Dostane.
Evet, bu kelime onun şu anki görüntüsünü mükemmel bir şekilde betimliyordu. Dostane. Bu uzaklıktan bile ela gözlerinin parıldadığını görebiliyordum. Gülümsemesi motive ediciydi, başarabilirsin, yapabilirsin, diyordu. Beni bulanın o olduğuna şükrettim."
"Mesela eskiden sıcak yaz günlerinde öğlen vakti yemekten sonra seni mağazada yorgunluktan dirseğini tezgaha dayamış biraz kestirirken gördüğümde; ya da pazar günleri kan ter içinde yanımıza yazlığa geldiğinde; ya da annem ağır bir hastalık geçirdiğinde kütüphaneye tutunup sarsılarak ağladığında; ya da geçirdiğim son hastalık sırasında usulca yanıma, Ottla'nın odasına gelip, ama eşikte durup beni görebilmek için yalnızca boynunu uzattığında, ama saygıdan yalnızca elinle selam verdiğinde böyleydi. Böyle zamanlarda yatağıma uzanıp mutluluktan ağlardım ve şimdi bunları yazarken yine ağlıyorum."