Bünyamin Özcan

Bünyamin Özcan
@Isientus
4 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Koca bir ömür tükendi Tükenmiyor nedense Ne senin gelmeyişin Ne benim bekleyişim...
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Herkes bu dünyadaki herkes zaman yanılgısının içinde bir yerde kendi düzleminde seyreylerken kendi yolculuğunu , olması gereken olur. Bize kader diye öğretilen uhrevi belirleniş sırasında. Bu kadar kısacık bir zaman için bile olsa bana neden uğradığını düşündüm... Çünkü bilmiyoruz uyanacakmiyiz ? Belki tüm alışverişimiz bitmiştir. Bu hedonizmin içindeki mahvoluş bitmiştir belki bilmiyoruz ki... Anlatmak istiyorum sana döküle saçıla hiç bakmadan yaratacağım dağınıklığa ama kusmak şeklinde değil yığınlar halinde anlatmak İçimde ki yaşama sevincimi ölüm beklentimi Bağdaş kurup karşında bütün yaralarına bakmak ve ölçmek derinliklerini İyileştirme vaadiyle değilse bile hava almasını sağlamak belki... "
Duygu ve Düşünce
TÜM ANLATILAN ÜÇ HARFE DENK
Hiç bir şey de yoktur biliyor musun , birine inanmanın tadı Fani işi değil gerçi ama yasakta değil ya , Kalem kağıda yaslandığında tek düşü sensin zaten bu adamın, Kelimelerimiz şarap meylinde oluyor seni anlatırken , Cennete yakınlığımız da İnsan sevmemizde bu yüzden….. Biz bir kişiyiz sanıyorsun sen , Kırk pareyiz biz … Her birimizin yüzünde gülüşünden kalma iz , Kırkımızın da ayrı meziyeti var , Kimimiz deniz yararız asamızla , Kimimiz gökyüzünü dikeriz her sabah , Sen mavi gör diye senden arta kalanı , Kırka bölüp dünyayı yöneten biz , Bir senin karşında çaresiziz....
Gidiyor, kopar gibi iskelesinden. İçinde yığınla insan Ardında yığınla insan Ağzı yok belki Ama çığılıkları var Sesleniyor düdüğünden " Gidiyorum ben, çekilim önümden. Ucuz basit filikalar, pahalı koca yatlar, Yük gemileri kız kulesi Ne varsa işte denizde yolumu kesen, Çekilin önümden, Gidiyorum ben. " Bir vapur düdüğü var yüreğimde, Anlaşılamasa da çığılığı, Bağırıyor işte İçinde yığınla insan...
Şiir
Kristal
Bir pırıltı hükümranlığıdır bu anlattığım ... elleriyle yüzümü sıvazlıyor , '' Her şey çok güzel olacak '' diyordu ... Tanıttı kendini önce : '' Ben öğretmenim. Binlerce güneşin ortasında kalmış bir dünya. Yaşamıma sebep olan, beni kavuran, enerjime kaynak genç zihinlerle aşık atıyorum her gün. '' -Şimdi ellerinde ki tebeşirin , tozun kutsiyetinin sebebi daha belirgin . :) Her gün biraz daha seviniyorum seni tanıdığıma.... Benim anne tarafım Erzurum'ludur. 5 teyzem bir dayım vardı , teyzelerimden biri 2 yıl önce ramazan bayramında vefat etti. Kabri nur dolsun .5 teyzem de dayım da öğretmen , annem de yetiştirme yurdunda eğitmen memurmuş vaktiyle. 80 ihtilalinde babam mesleğini elinden almış baskıyla ( ben sana bakarım eksik etek çalışırmıymış dermiş. ) Şimdilerde dövünüp duruyor ah hanım emekli olsaydın diye ;Kıskanç bencil adamın tekidir , oldu olası ama iyi bir babadır. Demem o ki mesleğinin kutsiyetini elleriyle taşıyan bir ailede büyüdüm çok şükür . Tanrı o meziyeti herkese vermez ya en çok da bu yüzden kutsaldır öğretmenler gözümde ; bir de severim ayrıca , annemin en büyük düşü edebiyat öğretmeni olmamdı çünkü ben Türkçeyi çok güzel kullanabiliyordum onun gözünde ,onun tabiriyle '' gökkuşağı çizebiliyorsun harflerle'' diyor her şiirlerimden çalıp okuduğunda :) hasılı kelam nasip olmadı.... Babamın düşü de çok para kazanmam oldu hep ...Kimse bana düşümü sormadı , ben de kimseyle paylaşmadım .Çoğu zaman bu yüzyıla ait hissetmem kendimi aslında...Sanki 16. yüzyıl Anadolu'sunda sıkışmış ruhum.Sanki bedenim tekamülün sınırında ruhumla savaş vermekte...Aslında bu benim sırlarımdan biri :) Senin sırları sevmen bir yana sır paylaşılmaya değmen ayrıca güzel zaten. Çok özlemişim bu denli sohbeti , çok özletme emi :) - Devam etti kendini anlatmaya : Ben de çoğu zaman
Duygu ve Düşünce