Kimsenin yağmuru seyretmediği bir dünyada, yıldızları sevmenin yalnızlığı ile her gün biraz daha geri çekildim.
Üstüme örttüğüm yorgan, yüreğimdeki serçenin küçücük ürkek kanatlarıydı..
Zira arzularımız, aklımızla birlik olduğunda artık istemek yerine akıl yürüteceğiz; çünkü hem aklımıza tutunup hem de mantıksızı, yani bile bile aklımıza aykırı davranarak kendimiz için zararlı olanı istemek imkânsız...
Birbirine tamamen karşıt pek çok unsurdan oluştuğumu idrak ediyordum sürekli. Bu zıt unsurların içimde kaynaştığını hissediyordum. Hayatım boyunca içimde kaynayıp durduklarını, dışarı çıkmak istediklerini biliyordum; ama buna kesinlikle müsade etmiyor, dışarı çıkmalarına bilerek engel oluyordum. Utanana kadar bana işkence ediyor, kasılmama neden oluyorlardı.