Muhammed

Muhammed
@Islamihayat
Herkes aklından bişeyler geçirir de kaleme alan pek azdır... Köklü değişim gençlik kolları
Tıbbi sekreter
İlahiyat
Diyarbakır
5 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Erkeğin Karısına Karşı Sorumluluğu Erkeğin karısına olan sorumluluğunu en iyi “riayet” kelimesi ifade etmektedir. Tabii ki buradaki riayet kelimesi uymanın ötesinde “korumak, haklarını gözetmek ve işlerini gütmek” anlamındadır. Erkeğin kadınına karşı en büyük sorumluluğu onu ve ailesinin haklarını gözetmek ve kollamaktır.  Riayet kavramı, inanılan hedefleri ve gayeleri gerçekleştirmek amacıyla muhatapların sevk ve idare edilmesi anlamını ihtiva eder. Riayet görevi, sorumluluğunun bilincinde olan herkesin sırtına yüklenmiş ağır bir görevdir. Buna göre kocanın karısını koruyup kollaması yani riayet görevi, sınırları Kur’an ve Rasul’ün Sünneti ile belirlenen şer’î bir kavram olarak Allahu Teâlâ’nın erkeğin sorumluluğuna verdiği bir görevdir. Bu riayetin genel çerçevesi kocanın karısını her şeyden himaye etmesi olarak ifade edilebilir. Örnek olarak söyleyelim; koca karısını düşmandan, açlıktan, soğuktan, hastalıktan, yaşamın her türlü sert ve katı koşullarından korumalıdır. Riayet kavramının şer’î sınırlarını yüce Allah şu ayetiyle belirlemiştir: الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ “Erkekler kadınlar üzerine gözetleyicidirler.”[5]  Bu ifadeden, kadına karşın erkeğe verilmiş artı bir üstünlüğü olduğu, bu üstünlük sayesinde erkek kadına istediği gibi zulmedebileceği anlaşılmamalıdır. Başka bir ifadeyle bir erkek evlendiği kadının hayatıyla ilgili tüm işleri sevk ve idare eder; bu onun asli görevidir. Burada riayet ve itaatle ilgili emir bizzat Allah tarafından geldiği için, sınırın da O’nun tarafından belirlenmesi gerekir. İşte bu sorumluluğun sınırlarını ve uygulanma keyfiyetini belirleyen de Allahu Teâlâ’nın şu buyruğudur: وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ “Onlarla (kadınlarla) maruf ölçülerde ilişki içerisinde bulunun.”[6] Öte yandan aynı konu ile ilgili
Muhammed
Amin ecmain 🤲
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Günün Hikayesi Köpek Küpü Kırınca Birgün cami odasının kapısını açık bırakmıştık. Aradaşların küpte kavuramları vardı. İçeri giren bir köpek, küpe kafasını sokup kavurmaları yemiş. Sonra da kafasını çıkaramayınca küpü kırıp kaçmıştı. Arkadaşların canı çok sıkılmıştı. Bir yolunu bularak köpeği yakalayacaklar, sopadan geçireceklerdi. Üstad dürümü öğrendi ve bu düşüncelerinden vazgeçirmek istedi. Molla Resul: -Üstadım, biraz kavurmamız vardı. Biz kıyamıyorduk ki yiyelim. Oysa bu köpek gelmiş, hem kavurmayı yemiş, hem de küpü kırmış. Bize zarar verdi. Ona nasıl ceza vermeyelim. Üstad: -Molla Resul senden soruyorum. Vicdanen söyle. Sen aç kalsan, paran da olmasa, bir şey almaya da gücün yetmese, açık bir yerde bir et bulsan; yer misin, yemez misin? Oysa aklın var, düşünüyorsun ki bu etin sahibi var. Ne yaparsın? Molla Resul biraz düşündükten sonra, Evet yerim, dedi. Üstad tekrar dedi ki, -Bu hayvandır. Aklı yok, haramı helali bilmez. Hayrı ve şerri tanımaz. Sahibinin kendisini döveceğini bilmez. Elbette açık kapıdan girmiş ve kavurmalarınızı yemiş. Bundan dolayı cezayı, hak etmiş midir? Sizden soruyorum. Elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin? Molla Resul ve arkadaşları, -Köpeğin suçu yoktur, diye karar verdiler. Daha sonra Üsad şöyle dedi: Madem öyledir, bu hayvanın gıybetini yapmayın ve helal edin.
Muhammed
Allah razı olsun