Erkeğin Karısına Karşı Sorumluluğu
Erkeğin karısına olan sorumluluğunu en iyi “riayet” kelimesi ifade etmektedir. Tabii ki buradaki riayet kelimesi uymanın ötesinde “korumak, haklarını gözetmek ve işlerini gütmek” anlamındadır. Erkeğin kadınına karşı en büyük sorumluluğu onu ve ailesinin haklarını gözetmek ve kollamaktır.
Riayet kavramı, inanılan hedefleri ve gayeleri gerçekleştirmek amacıyla muhatapların sevk ve idare edilmesi anlamını ihtiva eder. Riayet görevi, sorumluluğunun bilincinde olan herkesin sırtına yüklenmiş ağır bir görevdir. Buna göre kocanın karısını koruyup kollaması yani riayet görevi, sınırları Kur’an ve Rasul’ün Sünneti ile belirlenen şer’î bir kavram olarak Allahu Teâlâ’nın erkeğin sorumluluğuna verdiği bir görevdir. Bu riayetin genel çerçevesi kocanın karısını her şeyden himaye etmesi olarak ifade edilebilir. Örnek olarak söyleyelim; koca karısını düşmandan, açlıktan, soğuktan, hastalıktan, yaşamın her türlü sert ve katı koşullarından korumalıdır.
Riayet kavramının şer’î sınırlarını yüce Allah şu ayetiyle belirlemiştir:
الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ
“Erkekler kadınlar üzerine gözetleyicidirler.”[5]
Bu ifadeden, kadına karşın erkeğe verilmiş artı bir üstünlüğü olduğu, bu üstünlük sayesinde erkek kadına istediği gibi zulmedebileceği anlaşılmamalıdır. Başka bir ifadeyle bir erkek evlendiği kadının hayatıyla ilgili tüm işleri sevk ve idare eder; bu onun asli görevidir. Burada riayet ve itaatle ilgili emir bizzat Allah tarafından geldiği için, sınırın da O’nun tarafından belirlenmesi gerekir. İşte bu sorumluluğun sınırlarını ve uygulanma keyfiyetini belirleyen de Allahu Teâlâ’nın şu buyruğudur:
وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ
“Onlarla (kadınlarla) maruf ölçülerde ilişki içerisinde bulunun.”[6]
Öte yandan aynı konu ile ilgili