Müdür öfkesinden yerinde zıplamaya başladı. Tıpkı beyaz saçlı adam gibi. O amca da kitaba kızmıştı böyle. O amca kitaptan korkmuştu; müdür de uçurtmadan korktu galiba
Sevim, benim elim uğurludur, ben de yazayım," dedi.
Kızlar çok güldüler. Sevim yazdığı şiir yüzünden gelmiş buraya. Hem de çok güzel şiir okuyor.
"İyi yazmadın diye mi geldin?" diye sordum.
"Yok," dedi, "iyi yazdım diye."
İyi yazmışsa Sevim niye gelmiş İnci?
Burnun büyüdü mü İnci? Hani Pinokyo'nunki gibi... Sen anlatmıştın, Pinokyo diye bir kukla varmış. Yalan söyleyince burnu uzuyormuş. Yalan söylersen senin de burnun büyür demiştin bana. Sen de yalan söyledin!
"Seni bırakıp gitmem. Gidersem de seni de götürmeye çalışırım."
Hatırlıyormusun, böyle söz vermiştin. Ama "Hoşçakal," bile demeden gitmişsin. Ben uyurken.