— Siz sık sık güler misiniz?
Ne tuhaf bir soru! Düşünüyorum, ben sık sık güler miyim diye. Aslında eskiden, ama çok eskiden her şeyi bahane eder, gülerdim. Bayılırdım gülmeye. Arkadaşlarım da bilir, kahkahalarım evin dışına taşardı. Sonra bilmem neden, gülmelerim yavaş yavaş azalmaya başladı. Giderek daha ağırbaşlı, daha oturaklı bir kadın oldum.
Hayat ne kadar garip? Yaşarken, yaşarken ayağımıza takılan küçücük bir taş her şeyi nasıl alt üst edebiliyor? Kocaman taşları zıplayıp atlarken, özellikle en yakınlarımızdan gelen o küçücük taşlar, nasıl da kaderimizi bu kadar değiştirebiliyor?