Bir gün bu baharın kaybolup
Issız bir rüzgâr olacağını,
Hayatın sert elinde
Birinin diğerinden sapacağını...
Size sunabileceğim en uzlaştırıcı son, budala deli
kanlımızın oturup ağlaması olacaktır."
Gençleşen baharın içinden, kol ve bacaklarında mutlu bir miskinlikle evine doğru yürürken masmavi gökyüzüne doğru, 'Tatlım... tatlım... tatlım!!!' diye bağırabilirdi.
Kızın narin, fidan gibi denebilecek vücudunu otur- duğu yerden kaldırdı; öpüştükten sonra, birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini kekeleyerek söylediler.