Zor bir şeydi benden istediği. Üstelik uzun zaman tek bir kişiyle alabildiğine ıssız dağda gün geçirdikten sonra birdenbire en çok korktuğum kalabalıkların içine savrulacak olmak dizlerimin bağını çözüyordu.
"Gidelim" dedim, "Birlikte gidelim. Olmaz mı?"
Nurcihan çıktı kapıdan, Hasan'ıma koştu, arkasından diğerleri. Etrafını sardılar. Kenarda kalacaktım, elimi tuttu Hasan. Çekti kendisine. İçimdeki ben, o çekingen, o varlığını sanki unuttuğum ben zıpladı yine, gülümseyerek şakımaya başladı. Hasan'ın beni üzen tüm sözlerini unuttum, gitti. O var ya, bana yeter.