Bu at kurulu düzeni alt üst ediyor,kendisiyle birlikte kuzeye ilişkin eski efsaneleri.Tatarları,muharebeleri de geri getiriyor,mantıksız varlığıyla tüm çölü dolduruyordu.
Zamanın ırmağı kalenin üzerinden geçiyor, duvarlarda iz bırakarak tozları ve taş parçalarını önüne katıp,basamakları ve zincirleri aşındırıyor,ama Drago’nun üzerinden boşuna gelip geçiyordu;onu henüz akıntısına katıp götürmeyi başaramamıştı.
Yıllar sonu gözükmeyen sınırsız bir diziye, insanın uğruna biraz sıkılmayı göze alabileceği halen hiç elde değmemiş ve görkemli bir hazineye benziyordu.