Kanunların kralıydı adam. Yasalar, iplerinden tutup oynattığı kuklalardı. Hukuku hamur gibi yoğurur, istediği biçime sokabileceği bir yapbozun parçaları gibi evirip çevirirdi.
Siz devrimcileri ökçelerimizle ezecek, ayaklarımızın altında çiğneyeceğiz. Dünya bizimdir. Biz o dünyanın efendileriyiz ve hep böyle kalacaktır. Emekçilerse tarihin başlangıcından beri tozun içindedirler.
Sizin sınıfınızı itham ettim. Çağdaş insanın sefaletini anlattım size. ABD'deki üç milyon köle çocuktan ve şirketlerin onlarsız kar edemeyeceklerinden bahsettim, yetersiz beslenen, kötü giyinen ve uygun barınma imkanlarına sahip olamayan 15 milyon insanı anlattım. Toplumsal organizasyon ve makine kullanımıyla birlikte çağdaş insanın üretim gücünün mağara adamının bin katına çıktığına işaret ettim. Sonra da bu iki olgudan hareketle kapitalist sınıfın kötü bir yönetim sergilediği dışında hiçbir sonuca ulaşılamayacağını belirttim. Benim ithamım budur.
Size söyleyeceğim şudur ki gidin vaazlarınıza devam edip maaşlarınızı hak edin ama Tanrı aşkına emekçi sınıfı da rahat bırakın. Siz düşmanların safındasınız. Emekçi sınıfla ortak hiçbir şeyiniz yok. Sizin adınıza birileri çalıştığı için elleriniz yumuşacık. Yediğiniz sürüyle şey yüzünden karınlarınız yuvarlacık.