Çevremizin bize zorla giydirdiği kıyafeti uykumuzda üstümüzden çekip atarız. Böylece bize belki de ürkütücü gibi gelebilecek bir özgürlüğün farkına varırız.
Yazar, yine insana dair en karmaşık duyguları en sade cümlelerle anlatmayı başarıyor. Hayat İmkânsız, adının çağrıştırdığı gibi bir çıkmazın hikâyesi değil; tam tersine, varoluşun tüm imkânsızlıklarına rağmen yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatan bir yolculuk. Okurken sanki kelimelerin arasından geçiyor, her sayfada kendimle yeniden karşılaşıyordum.
Haig’in dili sükûnetle işliyor. Her cümlesi bir yankı, her paragrafı bir iç ses gibi. Zaman zaman kitabı elimde tutarken bile bir varoluşun ağırlığını hissettim. “Şu an imkânsız görünen şey bir gün mümkün olacak,” diyor Haig; ve ben bu cümlede, umudun en sade hâlini buldum.
Hayat İmkânsız, hayatın acısını da güzelliğini de aynı potada eritiyor. Okudukça anlıyorsun: yaşam bir mucize değil, bir hatırlayış biçimi. Haig, bize unuttuğumuz şeyi hatırlatıyor “yaşamak, ne kadar kırılgan olursa olsun, hâlâ en büyük ihtimal”.
Keyifli okumalar.
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma