Hayal kırıklıkları, içsel sorgulamalar ve yaşamla kurulan kırılgan bağlar, blues'un duygusal derinliğiyle adeta örtüşüyor.
Blues'un her notasında nasıl bir ağırlık, bir geçmişin izleri varsa, Kosbatar'ın kelimelerinde de aynı sarsıcı içtenlik var. Kitaptaki karakterlerin yaşadığı duygusal iniş çıkışlar, bir blues solosunun inişli çıkışlı melodileri gibi. Hüzün hep başrolde ama o hüzün, insana yaşadığını hatırlatan türden.
Blues nasıl bir teselli, bir kabullenişse; Taşlar Kimin İçin Yuvarlanıyor da aynı şekilde hayata karşı durmanın değil, onunla birlikte ağır ağır yürümeyi anlatıyor. Ve belki de asıl güç, o yürüyüş sırasında dökülen kelimelerde ve çalınan notalarda gizli...