Dalay Lama’nın önerdiği gibi, “Eğer başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız, merhametli davranın. Eğer kendiniz mutlu olmak istiyorsanız, merhametli davranın.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
2. ADIM. Kibarca sorun: “Adınızı öğrenebilir miyim?” Bu basit soru genellikle işgörenin size daha nazik davranmaya başlamasını sağlamaya yeterli olur. Niçin? Artık anonim olmaktan çıkmıştır. Nazik olmayan hizmetinden sorumlu tutulabileceğinin farkına var mıştır.
Konuşmalarımızı her zaman, ‘Tartışmamız gereken başka problem var mı?’ sözüyle bitirirdi. Bir müşteri ısmarladığı buketi aynı gün eline ulaştırıp ulaştıramayacağımızı sorduğun da, ‘Bu benim için bir problem değil’ ya da ‘Bunda problem var’ diye yanıt verirdi. Dün akşam üstü, kızımız erken ayrıl masına izin verdiğimiz için teşekkür ettiğinde, kendisini üstün körü bir ‘Problem değil’ ile uğurladı.” Kathryn’in anlattığına göre, eşi problem sözcüğünü kullanmayı masum bir alışkanlık haline getirmişti, bunun sonuçtaki zararlı etkisinin bilincinde değildi.
Şöyle devam etti: “Sizin bir kasetinizi satın aldım ve işe giderken yolda dinledik. Problem sözcüğünden söz ettiğiniz bölümde, Harry hiç sesini çıkarmadan dinledi. Sonra bana dönüp, ‘Ben de böyle yapıyorum, değil mi?’ diye sordu. Bundan böyle ‘problemsizleşmeye’ söz verdi ve bunun etkisi çok büyük oldu. ‘Takip edilme kompleksiniz var diye, herkesin sizi yakalamak için sokağa çıktığını mı kabul edeceğiz?’ deyişini duymuşsunuzdur. Harry’nin durumu da böyleydi. Bu ‘problemli’ kelimeyi çok sık kullanması, hayatı bir yük gibi görmesini, kendisine yüklenmek için ortaya çıkmış didişmelere galebe çalmak için verilen aralıksız bir mücadele gibi almasını getiriyordu. Bu karamsar kelimenin ortadan kalkmasıyla daha olumlu bir görünüm kazandı. Değişimi ailemiz kadar müşteriler de fark etti.”