Gurur duygusundan yoksun bir hayat yaşamanın ne kadar zor olduğunu bilemezsin elbet! Bütün gün deliler gibi çalışsan da geriye hiçbir şeyin kalmadığı, hayır, sadece yorgunlugum kaldığı bir hayat!
Zamanımızın oldukça önemli bölümünü çalışarak, çalışarak tükettiğimiz gücü geri toplayarak veya iş bulmak, işe hazırlanmak ve tutunmak adına gerekli olan binlerce mecburi görevle meşgul olarak harcadığımızı göz önünde bulundurunca, vaktimizin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu söylemek giderek zorlaşıyor.
İş denilen, toplumun daha fazla çalışma alanı yaratmaya devam etmesini gerektirecek kadar matah bir şey mi? Üretkenliğin son derece geliştiği bir toplumda bile, neden hala herkesin hayatları boyunca çalışmak zorunda olduğu düşünülüyor?
Eğer içinde bir düşünce doğarda ilk olarak ona sarıl, yaşamaya devam ettikçe o düşüncenin doğruluğunu anlayabilirsin, şimdiden yanılıp yanılmadığına karar verme demişti.
Geçiştirerek, gerçekten de benim için önemsiz bir hale gelmesini umuyorum. Gel gör ki öyle olmuyor. Onunla alakalı her durum kendini tüm ağırlığıyla hissettiriyor.