Çok uzun yıllar önce yaşanmış bir cinayetin tekrar gün yüzüne çıkarılmasını ve gerçekte neler olduğunu öğrenmek isteyen bir kız dedektif Hercule Poirot'ya başvurur. Bunun üzerine dedektif dava dosyasını, polis tutanaklarını, avukat savunmasını, tanık ifadelerini inceler. Olaya bulaşmış kişilerle bizzat görüşüp onlardan bu cinayet öncesinde yaşanan olaylarda gördükleri diğer kişilerin davranışlarını, söyledikleri sözleri, sözleri söylerken takındığı tavır ve ifadeleri kendisine yazmasını ister. Dedektifin elinde hiçbir somut kanıt yoktur. Ancak o insan psikolojisini derinlemesine çözme becerisiyle somut kanıtlara ihtiyaç duymadan zekâsıyla gerçeği ortaya çıkarır.
Yine katili doğru tahmin edemediğim, ters köşe olduğum bir Agatha Christie romanı daha. Romanlarını sürükleyici, etkileyici ve heyecanlı kılan nokta da tam olarak bu diye düşünüyorum. Hemen kolayca katilin kim olduğunu anlayıp yargıya varamıyorsunuz. En son sayfaya kadar herkesten şüphelenebiliyorsunuz. Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlıyorsunuz.