Tarih, egemenlerin yazdığı zaferlerle dolu olabilir ancak insanlık onuru, sessiz bırakılanların direnişiyle ölçülür. Bir halkın "ben buradayım" çığlığına karşı sağırlaşan her toplum, aslında kendi içindeki insanlığı da kaybetmektedir. Unutulmamalıdır ki, hiçbir beton kütlesi toprağın altındaki hafızayı sonsuza dek gömemez ve hiçbir yasak, gerçeğin nefesini kesmeye yetmez. Kürt halkının bin yıllık sabrı bir zayıflık değil, haklılığın en sakin ve en derin kanıtıdır. Eğer dünya üzerinde bir gün gerçek bir barış tesis edilecekse; bu, güçlülerin lütfuyla değil, en çok susturulanın sesi duyulduğunda ve o sesin hakkı iade edildiğinde mümkün olacaktır. Çünkü adalet, sadece bir kavram değil; her çocuğun kendi dilinde korkusuzca gülümseyebilme hürriyetidir.
Her şeyin daha güzel ve iyi olması umuduyla...
Yazının Tamamı için:
dijlog.blogspot.com/2026/05/sessiz-...