Bilinsin ki Kürt taifesi; yaradılışları gereği gayet cesur, yiğit, savaşçı ve gururlu bir kavimdir. Yüce Allah onlara öyle bir heybet ve asalet vermiştir ki, başlarını kolay kolay kimsenin önünde eğmezler. Kendi topraklarını, namuslarını ve kalelerini korumak uğruna canlarını hiçe sayarlar. Misafirperverlikte, sözünde durmakta ve dostluğa sadakat göstermekte üstlerine yoktur. Dağların hür havası, onların ruhlarına da sirayet etmiştir.
Lakin bu büyük gurur ve hürriyet tutkusu, onların en büyük dertleridir. Kürtlerin arasına öyle bir tefrika (bölünmüşlük) ve kıskançlık tohumu ekilmiştir ki, kendi içlerinden çıkan bir liderin otoritesini kabul etmekte zorlanırlar. Her biri kendi aşiretinin, kendi kalesinin beyi olmak ister; bir diğeri kendisinden üstün olsun istemez.