kendi başına aşırı hoş şeylerin peşinde koşan kişi haz düşkünüdür. Onun pişman olmayan bir kişi de olması zorunlu, dolayısıyla düzelmez biri. Çünkü pişmanlık duymayan kişi düzelemez.
172 Şimdiki zamanda değiliz hiç. Geleceği, gelmesi çok uzun sürüyormuş da gelişini çabuklaştırabilecekmişiz gibi bekliyor, geçmişi sanki çok hızlı geçmiş de durdurabilecekmişiz gibi hatırlıyoruz. Artık bizim olmayan bir zamanda gezinecek, bize ait olan tek zamana ise aldırmayacak kadar basiretsiz; artık hiç olmamış şeyleri düşünecek, elimizde olanın geçip gitmesine hiç düşünmeden izin verecek kadar mağduruz. Çünkü şimdiki zaman, bize genellikle acı veriyor. Sıkıntı verdiğinde yüz çeviriyoruz ondan, tatlı tatlı geçiyorsa, hayıflanıyoruz gidişine. Gelecekle desteklemeye çalışıyoruz onu, geleceği hiç de kesin olmayan bir zaman için, hiç elimizde olmayan şeyleri nasıl ayarlayacağımızı kuruyoruz.