Blaise Pascal, 17. yüzyılın önemli matematikçisi, fizikçisi ve düşünürüdür. Düşünceler adlı eseri, insan doğası, Tanrı inancı ve yaşamın anlamı üzerine derin felsefi ve teolojik düşüncelerden oluşur. Pascal bu kitabında varoluşsal meseleleri ve Tanrı’yı anlamaya yönelik sorgulamaları ele almıştır.
Eserde öne çıkan en meşhur fikir “Pascal’ın Bahsi”dir. Bazı kaynaklarda buna "Pascal'ın Kumarı"da denir. Bu bahis, Tanrı’ya inanmanın mantıksal bir seçim olduğunu belirtir. Tanrı varsa inanan insanlar sonsuz mutluluğu kazanır, yoksa kaybedeceği çok azdır. İnanmamak ise büyük risk taşır. Bu nedenle Tanrı’ya inanmak akıllıca bir davranıştır. Lakin bana nedense bu şekilde bakış açısı çok bencilce gelmektedir. En büyük ödülü kazanmak için yapılan bir eylem gibi.
Pascal, insanın aklının sınırlı olduğunu kabul eder ve gerçek bilgeliğin aklın yanında kalpten gelen bildirimlerle mümkün olduğunu savunur. Ayrıca insanların dünyevi zevklere kapılarak gerçek anlam arayışını engellediğini belirtir. Gerçek mutluluğun ve tatmin duygusunun Tanrı’da olduğunu ifade eder. Şahsen bu düşüncelere metafiziğe kapı araladığı için şüpheli bakmaktayım.
Kitap, Montaigne'in Denemeler kitabına çok benziyor. Kitabın tek olumsuz tarafı, 300. sayfadan sonraki kısımlarında Hristiyanlık, mucizeler ve Katolik Kilisesi güzellemesi olması. Pascal'ı din konusunda oldukça muhafazakar hatta bağnaz buldum diyebilirim :)
Din konusuna hiç girmeseydi kitaba 9.1 puan verecektim yine de böyle büyük bir matematikçi, filozof ve bilim insanının kitabını herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.3/10 puan veriyorum.
Kitabın incelemelerine baktığımda şaşırmıştım, nasıl olur da bu kadar insan bu kitabı (veya daha doğru bir şekilde notları) beğenmez veya anlamaz diye. Daha sonra bağlamdan kopuk bir okumanın anlamaya yardımcı olamayacağını düşündüm ve Michael Sugrue'nin YouTube'daki muhteşem ders serilerinden birisinde Pascal üzerine izlediğim videodan (youtu.be/rbl1DprliPE?si=...) anladıklarımı anlatmakla incelemeye başlamanın güzel olacağını düşündüm. Dersin Türkçe altyazısı olmadığı için notlarımı ve anladıklarımı Türkçe aktaracağım, böylece ufak bi hayır işlemiş de olurum. Daha sonra kendi okumalarımdan anladıklarımı aktararak incelemeyi bitireceğim.
-
Descartes'in felsefesini biliyorsanız, Descartes'in yapmak istediği şeyin şüpheciliği bir araç olarak kullanarak tartışılmaz ve sorgulanamaz bir felsefe kurmak olduğunu bilirsiniz; başka bir deyişle, Descartes'in amacı şüpheden kesinlik yaratmaktı. Pascal ise, entelektüel bir terörist olarak nitelendirilir ve bu niteleme doğru olup olmadığına bakılmaksızın harika bir fikirdir; güzel bir deyiş ve oldukça doğrudur. Pascal'ın bize yapmak istediği şey, bizi bir tür çılgınca umutsuzluğa sürüklemektir; insan durumunun çirkinliğini, sefaleti, acısını ve perişanlığını görmemiz gerektiğini düşünür. Pascal, okuyucuda bir tür terör ve karamsar nefret uyandırmak ister; insan durumunun somut gerçekliklerini hissettirmek ister. Eğer hayatın bu kadarından ibaret olduğunu düşünürsek, insanın kendine zarar vermek isteyebileceği kadar umutsuz hissetmesi gerektiğini savunur.
Pascal, Kartezyen felsefe hakkında şunu söylemek ister: Bilimsel ve matematiksel bilginin tek bilgi türü olmadığını ve eğer bu bilgiler tek bilgi türü olsaydı, böyle bir hayatın yaşamaya değmez olduğunu, yani Sokrates'in uyardığı incelenmemiş bir hayat
Blaise Pascal'ın "Düşünceler" kitabı, aslında Pascal'ın ölümünden sonra bulunan ve yayımlanmak üzere hazırlandığı ancak tamamlayamadığı notlarından ve fragmanlarından oluşan bir eserdir. Bu nedenle tam anlamıyla bitmiş bir kitap formunda değil, daha çok dağınık düşüncelerin bir derlemesidir.
Kitabın temel amacı doğrultusunda Pascal, insanın içinde bulunduğu boşluk, huzursuzluk ve anlam arayışının ancak Hristiyanlıkta karşılığını bulabileceğini savunur. İsa Mesih'in ve Hristiyanlığın sunduğu kurtuluş yolunun insanlığın çaresizliğine tek çözüm olduğunu öne sürer.
Kitap, Pascal'ın 958 tane insana, tabiata, yaradılışa ve teolojiye dair kısa kısa düşüncelerinden ibaret.
Şimdi, benim kitapla ilgili ufak(!) bir eleştirim olacak!
Kitapta yer alan ilk 500 düşünce Pascal'ın hem felsefik hem de doğa ile insanı ele aldığı güzel düşüncelerinden oluşuyor iken, sonra ki 500 düşüncesi sadece Hristiyanlık dini hakkında ki düşünceleri üzerine kurulu. Yani kitabın ilk 500 düşüncesini çevirip öyle yayımlamış olsalardı kitaba puanım 9'du. Ancak ortalardan sonra, tam 250 sayfa boyunca kitap şu cümlelerden ibaret hale geliyor;
"Hristiyanlık en kutsal dindir, diğer dinler safsata."
"İsa kurtarıcımız, diğer peygamberler sapkın."
"Kilise Tanrı'nın evi, diğer kutsal sayılan yerler insan hayalinin ürünü."
"Hz. Muhammed yalancı ve isyancı."
"Tek gercek peygamber var o da İsa."
"Vay Hristiyan olmayanların haline.."
"Hristiyanlık en barışçıl din, diğer dinler savaş ve toprak fethetme üzerine kurulu."
Yani, madem bu kadar barışçıl bir dininiz vardı o zaman neden yüzyıllardır hem Avrupa'da hem de diğer coğrafyalarda birbirinizi yiyorsunuz? Daha kendi dininize sahip çıkamamış Katolik, Ortodoks, Protestan diye bölünüp yüzyıllar boyu birbirinizi katletmiş siniz, tarihsel gerçeklerden bahsetmek gerekirse
Kitap bitdi. Gram akıllandık mı?
Tabii ki hayır.
Çeviri yüzünden mi yoksa zeka yetmezliğinden mi anlayamadım, ama hiç keyif alamadığım kitaplar listesinde ilk 3lükte
DüşüncelerBlaise Pascal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017701 okunma
Blaise Pascal'ı çoğumuz bilir. Matematik ve fizik alanında zamanında önemli hizmetler vermiştir. "Pascal Üçgeni" dersem daha açıklayıcı olacaktır Aynı zamanda felsefe ve ilahiyatla ilgili keskin düşünceleri de bulunuyor. Kısa hayatında pek çok konu hakkında fikirleri var ve bazen onları acımadan yargılayabiliyor. Bu eserine gelirsek...
"Düşünceler", Pascal'ın ölümünün ardından bulunan el yazılarının ve anekdotlarının kitap haline getirilmesiyle oluşuyor. "Pascal'ın Aforizmaları" tanımını da yapabilirim. Pascal, el yazmalarında pek çok konuya yer vermiş ve bize bir çeşitlilik oluşturmuş. Örnek vermek gerekirse; hentbol dışındaki tüm sporları ahmakça görüşü, tiyatronun çok tehlikeli olduğu, haz ve tutkunun yanıltıcı oluşu gibi ilginç açıklamaları var. Bunun yanında dinler, Hristiyanlık, İsa ve ilahiyat gibi konulara geniş yer ayırmış. Hristiyanlığın tek gerçek din olduğunu savunurken; Hz. İsa'ya ve dönemin Kilise idaresine çok güveniyor.
O'nun aforizmalarını bazen dehşetle reddedeceksiniz, bazen tartışılabilir bulacaksınız ve bazen de söylemlerine noktasına kadar katılacaksınız. Yazdıkları ve değişik bakış açısıyla okumanın tadına varacaksınız. Çok katı bir biçimde savundukları olduğundan ve tutkuyu geri plana itmesinden Pascal ile pek uyuşamadım; fakat kitap, elinizde bulunmalı
Necip Fazıl’ın Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu isimli eserinde ki her seferinde daha az katılarak 4 kere okudum, öve öve bitiremediği Pascal’ın, Düşünceler isimli notlarından bahsedeyim. Kitap bir kitap değil, Pascal’ın notlarıdır. İki önemli Fransız’ın ardılıdır bir nevi: Denemeler’in in muharriri Montaigne ve düşündüğü için vâr olan Descartes. Kendisi son derece yakıcı bir beyindir ki matematik ve geometride ciddi çalışmaları bulunuyor. Lisede ismini “Pascal Üçgeni” ile duymuş olabilirsiniz. Ömer Hayyam’dan bağımsız olarak bulmuştur. Tanrı kumarı da Gazzâlî’den ve Hz Ali’den bağımsız. Bu tip beyinlere matematikçi, filozof veya teolog deyip geçmek zor. Hepsi ya da daha ötesi. Düşünceler aslında bir Hıristiyanlık savunusudur ve teolojiye özel ilginiz yoksa kitabın üçte birinde sıkılırsınız. Kalanı ise dağınık aforizmalardan oluşur. Dine yaklaşımım Pascal’ınkine benzer. Kendi tümcelerimle ifade edeyim. Din, Tanrı’yı saklayan bir şeydir, gösteren değil. Ateizm nasıl ki Tanrı’nın var olmadığını söylüyorsa, Deizm de netçe görünür olduğunu söylemektedir. Din ise görünebildiğini ama gösterilemediğini söyler ki Allah’ın Bâtın ismine tekabül eder. Yani internette dolaşan iyi niyetli ama saf “2x2=4 derecesinde görmek” iddiasındaki gençlerin yaptığı mantık hatası… İnsan beyni Tanrı’yı görebilecek kadar büyük, gösteremeyecek kadar küçük olduğu için dine muhataptır. Karıncalara inse hepsi kaybeder, meleklere inse hepsi kazanırdı. Bilginin ilk iki kaynağında Tanrı “gizlenmiş”tir: 1-duyular 2-rasyonel akıl 3-irrasyonel akıl/sezgiler 4-arketipler.
DüşüncelerBlaise Pascal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017701 okunma
Rasyonalizm ile inanç, mantık ile kalp arasındaki köprüyü kurmaya çalışan, insanın kendi varoluşuyla yüzleştiren sarsıcı bir aforizmalar bütünü.. Ayrıca kitapta yer alan ünlü "Pascal’ın Kumarı" argümanı, Tanrı’ya inanmanın mantıksal olarak en güvenli seçim olduğunu savunur. Özetle Düşünceler, kalbin mantığını aklın sınırlarıyla buluşturan, insanı kendi acizliği ve büyüklüğüyle yüzleştiren sarsıcı, derin ve edebi bir başyapıttır.
Pascal kitapta en başta ahlak ve insan sorgulamaları yapmış biraz ilerisinde deizmi savunmuş en sonda hristiyanın hak din olduğunu söylüyor. 250 ve sonrası full hristiyan övmeleri ile dolu ama başları ve sonları güzel...
Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu kitap hakkında iyi konuşmam beklenemez.
Pascal, matematiksel kavram ile sezgisel kavram ayrımlarına çok güzel değiniyor. Kitabın başı ile sonu arasında apayrı bir konu var. Montaigne'nın denemeleri ile benzer. Yalnız Montaigne bir düşünceyi savunurken karşıtlarını Blaise Pascal kadar zıt bir üslupla kağıda dökmemiştir.
Kitabın başından sonuna kadar bir Montaigne hazımsızlığı var. Montaigne düşmanlığı tam olarak nedir, nereden geldiği müphem.
Kitabın ortalarında sonra tek hakikat Hristiyanlık deyip şekilli şekilsiz mucize, kehanet ve doktrinlerle ispata uğraşır.
Paganlardan, ateist, deistlere kadar uzanan bir dil döktürmeler...
Peygamber efendimize (sav) kadar uzanan bir takım yersiz, beyhude cümleler. İsa (as)'yı yer yer Tanrı, yer yer insan olarak kabul edip, peygamberliğinin ispatı olarakta mucize, kehanet, ve İsa'nın havarilerinin yazmış olduğu ve ki sonradan defalarca değiştirilmiş inciller oldgunu söyler durur.
Peygamber efendimizi (sav) ise güya dünya nimetlerine olan düşkünlüğü ile bir pasajda anlatmıştır. Muhammed'in (as) Kur'an-ı Kerim'i bile kendi yazdığını yani mahluk olduğunu söyler. Hiçbir delili olmadan sadece kendisine inanmasını ister müslimlerden der Efendimiz (sav) için.
Kitabın çoğunluğu zaten Hristiyanlık üzerine, Hristiyanlık içindeki iç kilise ve papaz savaşlarına değiniyor.
Son olarak kitabı okyupta duygusal olarak etkilendim diyen okur arkadaşlarıma da Zafer Duygu'nun İsa, Pavlus, İnciller kitabını öneriyorum. Bu kitabı okudugunuz da Blaise Pascal'lın aslında Hristiyanlık hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğunu da göreceksiniz. Hristiyanlığın aslında İsa (as) ile alakasız ve Pavlus denilen şahsın tamamen kendi dünya menfaatleri doğrultusunda ortaya atmış safsatalarından başka bir şey olmadığını göreceksiniz.
Blasia Pascal düşünce tarzına yakın ve bu düşünce tarzında bilim adamı ve yazar ismi verebilir misiniz teşekkürler....................................................
DüşüncelerBlaise Pascal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2017701 okunma
Blaise Pascal (19 Haziran 1623 – 19 Ağustos 1662), Fransız matematikçi, fizikçi ve Hıristiyan düşünürdür.
En bilinen temel eseri Düşünceler'dir. 16 yaşındayken konikler üzerine bir inceleme yazdı. 1642'de 19 yaşında iken vergi tahsildarı babasının işini kolaylaştıracak, dişliler ve tekerleklerden oluşan mekanik bir hesap makinesi tasarladı. Matematikle uğraşan babasıyla birlikte Paris Mersenne Akademisi'ne kabul edildi.