Bilginin ve bilgeliğin yokluğunda zihin söner. Beslenemeyen mideler gibi, beslenemeyen zihinlerede acıyalım. Açlıktan can çekişen bir bedenden daha da içler acısı birşey varsa, o da aydınlık açlığından ölen bir ruhtur.
Yüzyılımızın açıkgözleri kendilerini devlet adamı nitelemesiyle ödüllendirerek , devlet adamı ifadesinin kısmen argo bir ifadeye dönüşmesine yol açtılar.
Düşünmek ruhun gerçek zaferidir. İnsanların susuzluğunu düşünceyle gidermek, onlara Tanrı kavramını bir iksir halinde sunmak, içlerinde vicdanı ve bilimi bir araya getirmek, bu gizemli bütünleşmeyle onları adil kılmak; işte felsefenin gerçek işlevi budur.