Ah, siz yalnızca evler mi kuruluyor sanıyorsunuz? Ben sürekli olarak kendimi kuruyorum, sizi de kuruyorum, siz de aynı şeyi yapıyorsunuz. Bu kurma işi, duygu malzememiz ufalanıp dağılmadığı, istemimizin çimentosu dayandığı sürece sürer.
Gelecek hafta İngiltere 'ye gideceğini söylüyordu on yıldır. Ama bu on yıl onun için geçti mi acaba? Onun gideceğini işitenler için geçmişti bu on yıl.
Siz o sözcükleri bana söylerken kendi anlamlarınızla dolduruyorsunuz; ben de kavrayamıyorum onları, kaçınılmaz olarak, kendi anlamımla dolduruyorum. Birbirimizi anladığımızı sandık; oysa gerçekte birbirimizi anlamadık.