Asude

Asude
Ölüm âsûde bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter.
İstanbul siyasallı bir dilbilimci
Nijniy Novgorod
118 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Yaşlı Anadolu köylüleri çalışkanlıklarına hayran oldukları Rum komşularının gidişine ne kadar üzüldüklerini anlattılar bana. İki halkın böylesine acı çekmesine neden olan bir deneyin kime neye yarar getireceğini insan çok merak ediyor. Kederli gözyaşlarıyla sulanmış bu topraklardan alınacak mahsülleri nasıl bir kader bekliyor acaba?
Bu zavallılara, geride bıraktıklarının telafi edilmesi amacıyla, giden Rumların arazi ve mülkerinin bir kısmının verileceği vaat edilmiş. Ancak, eğer daha önce yakılıp yıkılmadılarsa bu sefer de ya ona göz dikmiş başka Türkler mübadeleyle gelen soydaşlarından önce davranıp işe yarar ve değerli evlerin üzerine konmuş ya da bizzat hükümet, kendi amaçları için kullanmak üzere bu evlere el koymuş.
Aslında tren hattı henüz Sivas'a varmamıştı, üç yıl içinde bitirileceği ümit ediliyordu. Şu ana kadar savaştan önce Almanlar tarafından yapılmış olan hat doksan kilometre uzatılarak Yahşihane denilen bölgeye kadar döşenebilmişti. Bunun için Türklerin tek yapması gereken şey (Almanlardan ithal ettikleri) rayları peşpeşe dizmek olmuştu ve bunu başarmaları bile iki senelerini almıştı.
Bu Alman-Türk ilişkisinin en komik yanı, iletişim kurarken Fransızcaya ihtiyaç duymalarıdır. Çünkü o kadar Almanlaşmış olmalarına rağmen Türkler asla Alman dilinin büyüsüne kapılmamıştır.
Bu yazılar 1925 yılına aittir.
İşçilerin organize olamadığı ve desteklenmediği yeni bir Cumhuriyet'te modern bir sorun, ne kadar basit bir şekilde çözülüyor! Rusya, sınır komşusu Türkiye'yi gözlerini açmış hayretler içerisinde izliyor. Bu yarı aç Türk işçilerinin hevesleri kırılmış durumda mı? İçleri nefret ve isyan duygularıyla mı dolu? Gün gelip başka ülkelerdeki şartların gerçekleşeceğine, düzeleceklerine inanıyorlar mı? Ya da karşı konulması imkânsız olan bir güce karşı başlarını eğip teslim mi oluyorlar?