Atatürk, fakülteyi Dil ve Tarih-Coğrafya diye kurmuş ama coğrafya alanında yine de geri kalmışız. Bu ülke nereye nasıl yayılıyor; öğrenilmemiş, merak edilmemiş. İnsan yaşadığı ülkeyi merak etmez mi?
Şimdi mesele aslında öğrettiğinin içeriği de değildir, ne kadar öğrettiğin de. Mesele, kimi eğittiğindir. Bir de şüphesiz kimin eğittiğidir: Öğrenci ve öğretmen.
“Artık ne hissettiğini bile bilmediğin o his…
Ne tam üzgünsün, ne iyisin, ne de öfkelisin. Sadece boşlukta süzülüyor gibisin; hissiz, zihinsel olarak yorgun, kafası karışmış ve tükenmiş. Hepsi aynı anda.”