Sosyoloji, psikoloji, sanat, aklımın erdiği kadar da felsefe. Çeşitli dalları toplamaya çalışır ama elimde ne kalır bilemem.
Kısacası burası kendimce uğraşlarımın birisi daha.
Kitabı kütüphanede buldum ve bir süre okuma şansım oldu. Dikkatimi çeken noktaları buraya yazacağım. Yarın kütüphaneye gidip devam ederim muhtemelen eğer bulabilirsem elbette. (Bir de kayıt yapmayı unutmazsam.)
Carl Gustav Jung dedesinin adını taşıyormuş. Babası papaz, dedesi doktor. Annesinin mesleği hakkında bilgi yok ancak annesine ve babasına bakış açısı farklı. Annesini daha güçlü birisi, babasını ise daha kırılgan buluyor. Kendisi fen(?) Bilimlerinin rasyonelliği ve duygulardan uzak yapısını, felsefenin de iç görüşlerle bir ve bilimsellikten uzak yapısı arasında kalıyor mesleğini seçecekken. Burda ise psikoloji geliyor. Öğretilerinden bahsediliyor kitaba ama bunlardan bahsetmeyeceğim. Entelektüel bi aile yapısından gelmiş tam olarak denemez ama alt yapısı ve imkanı olan bir aileden geldiği kesin. Bu imkanları da değerlendirmiş. Ben Freud ile olan ilişkilerini tam bilmiyordum. Çarpık bir Baba-oğul ilişkisi oluşmuş denebilir. Jung'un baba figürünü erkenden(lise son sanırsam) kaybetmesinin de bunda mutlaka etkisi vardır. Freud'un o zamanki kötü şanını da bilmiyordum. Neyse yanlış anlamadıysam Jung Freud un kendisini de sağlıksız bir tip olarak görüyor. Nörotipik olmayanların açısından bakabildiğini söylüyor. Sebebi kendisinin de farklı olmasına bağlıyor. Ve yine sanırsam Freudun zorlamalarını sevmiyor ve ona karşı çıkan görüşlerini ilişkiyi bozacağını bilerek ve göze alarak öne sürüyor.
Önemli olan, o güzelliğin dinginliğidir; aşırıya kaçmaması, ölçülü oluşudur. Toprak güzelliğinden, büyüklüğünden haberdardır sanki, bunu avaz avaz haykırmaya gerek duymaz.