Eşsiz bir çiçeğim var diye kendimi zengin sanırdım. Oysa sıradan bir güle sahipmişim. Sıradan bir gül, ancak dizlerime yükselen biri belki hepten sönmüş üç yanardağ...
Ne tuhaf bir gezegen!” diye düşündü
Küçük Prens.
“Her yer kuru, her yer sivri, her
yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş
kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz
onu tekrarlıyorlar.
Küçük Prens bir taşın üstüne oturarak
gözlerini göğe dikti.
“Acaba,” dedi,“bir gün hepimiz kendi
yıldızımızı yeniden bulalım diye mi yıldızlar
böyle parlıyor?