Tuhaf ama o ana kadar sağlıklı, bilinçli bir adamı yok etmenin ne anlama geldiğini tam idrak etmemiştim. Mahkum su birikintisine basmamak için yana adım atınca sürmekte olan bir hayatı kısa kesmenin ne denli gizemli, ne denli yanlış olduğunu gördüm. Bu adam ölmekte değildi, biz nasıl canlıysak o da canlıydı.
Çünkü kitap okumak ve kitabı ciltlemek, insanın gelişme çizgisinde birbirinden ayrı iki büyük evredir. İnsan yavaş yavaş kitap okumayı öğrenir, bu kuşkusuz yüzyıllar sürer, ama okuduğu kitaba hiç özen göstermez, onu değersiz bir şey olarak görür. Kitap ciltlemekse kitaba saygının belirtisidir, yalnızca kitap okumayı sevmenin değil, kitap okumayı bir uğraş kabul etmenin belirtisidir.
Aklın hiçbir zaman iyi ile kötüyü ayırabilecek gücü yoktur; bunu yaklaşık olarak bile yapamaz. Tam tersine acınası, en utanç verici biçimde birbirine karıştırmıştır bunları.