Hasibe

Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2020 77. kitabı
·
Şuan 22 yaşındayım ve bu kitabı okumak için geç kaldığımı düşünüyorum keşke okullarda zorunlu olarak okutulsaydi. Kitapta birçok yerin alitini çizme gereksimi duyacaksınız, bircok yerinde bizim ülkemizin örneklerini bulacaksınız, huzunleneceksiniz.. Ülkemizin egitimini, ekonomisini, dini nasıl algiladigimizi düşündükçe ister istemez hüzünlendim çünkü Finlandiya halki ve bizim halkımız arasındaki farkı çok büyük olduğunu gördüm. Ama o zamanki yani gelişmeden önceki Fin halkı ile bizim şimdiki halkımız arasındaki benzerlik beni korkutuyor. Insan neden bizim halkımızin gözü nasıl bu kadar kör olabiliyor diye düşünmeden edemiyor kitabı okuyunca. Beni özellikle dini konular ve eğitim konuları çok etkileri, halkımız dine yaklaşımı dini algılama biçimimiz goz yaşartıcı doğrusu. Bir de öğretmenlerimiz, öğretmenliğin sanatsallligi beni çok etkiledi, egretmene bakışin, öğretmenlik görevinin kutsallığı, insan yetiştirmenin önemi yine beni çok etkileyenler arasında. Bu konuda kitaptan alıntı yapmadan edemiyecegim:"diğer bütün mesleklerde olduğu gibi, öğretmenler arasında da bu mesleğe layık olmayan, öğretmen ruhundan yoksun insanlar bulunduğunu biliyorum. Bu insanlara sanatkâr bile diyemeyiz, onlar öğretmen emeğine saygısı olmayan, hatta bu meslegi lanetleyen birer gundelikcidir. Kendilerine arkadaşca tavsiyem var lütfen okulu bırakın. Kendinize farkli bir iş bulun, yazıhaneleri dolaşın, tüccar olun. Her türlü işi yapın, ama canlı bir ruha ve derin bilgiye sahip insanların bulunması gereken yeri işgal etmeyin " Ama kitapta gelecek hakkında o kadar güzel umut kokan cümlelere rastlayaksiniz ki o yerleri tekrar tekrar okumaktan kendinizi alamiyacaksimiz. Ben gelecekten de gelecekteki öğrencilerimden de daha da umutluyum. Bu kitabı okuyun etrafınıza okutun.
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·331 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2020 19:32
·
Saramago uzun zamandır okumak istediğim bir yazardır ve başlangıcı körlük ile yaptım . Kitapta körlük kavramını çok irdeledim. Acaba bizler gerçekten görebiliyor muyuz? Sahiden körlük nedir ya da görmek nedir?.. Körlük dediğimiz zaman aklımıza genelde görme fonksiyonumuzu kaybetmek gelir. Peki ya diğer fonksiyonlarımızı kaybettiğimiz hiç akla geliyor mu ? Mesela vicdan, mesela yardım etme duygusu vb. Bunların bizde ne kadar var olduğunu gerçekten biliyor muyuz ya da olup olmadığının farkında mıyız? Saramago bunlara çok güzel değinmiş. Okurlara da düşünme payı bıraktığı da aşikâr. Ayrıca kitapta doktorun karısı olan karaktere hayran kalmamak elde değil; sabrı, yardım severliği, olaylar karşısındaki soğuk kanlı duruşu, azmi ve güçlülüğü karşısında ancak hayranlık duyuyorsunuz. Kitabı okuduktan sonra gerçek görmenin ne demek olduğunu, gözlerimizin önemini birkez daha anlamış oluyoruz. Son olarak kitapta beğendiğim bir alıntı ile bitiriyorum "bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan fark et."
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma