Bazı insaları toprağa gömeriz, ama özellikle sevdiğimiz öyle insanlar vardır ki onların kefenleri yüreğimiz olduğundan, anıları her gün kalbimizin çarpmasına karışır; soluk alır gibi onları düşünürüz, aşka özgü bir ruh göçünün tatlı yasasıyla onlar bizim içimizdediler.
Hemen hemen hepimiz sabahları, yüreğimiz aşka susamış, dünyayı fethederek, yola çıkarız; sonra, zenginliklerimiz denemelerden geçtiğinde, insanların ve olayların arasına karıştığımızda, her şey belli belirsiz küçülür, çok miktarda külün arasında birazcık altın buluruz. Hayat bu işte! Olduğu haliyle hayat! Büyük iddialar ve küçük gerçekler.