“İçimdeki güç meydana çıkıyor, tabiatım uyanıyor.”
Kitabın 290. sayfasında yer alan bu alıntıyla başlamak istedim incelememe. Aslında bir incelemeden ziyade çıkarım demek daha doğru olur, edebîleştirecek olursak bir uyanış, fark ediş diyebiliriz.
Hepimizin hayatında duraklama dönemi, içe çekiliş durumu olmuştur. Ya da bazılarımızın hayatında erteleme, harekete geçememe bir huy halini almıştır. İşte Oblomov bu noktada kendi hayatından “eylemsizliklerle” size kendi hayatınızı sorgulatır. Ertelediğiniz meseleleri gün yüzüne çıkarır ve “beni eylemsizliklerimle suçlama, bu benim tercihim! Sen dönde kendi hayatına bir bak! Bu hayat senin tercihin mi yoksa erteleme gibi kötü alışkanlıklarının bir esiri mi?” dercesine sizi silkeler.
Kitap boyunca hadi artık hareket geç be adam! derken kitabın bitiminde etkinsinden çıkamayıp tüm her şeyi bir kenara bırakıp sadece nefes alarak dinlenmek, zihninizi sakinleştirmek istiyorsunuz.
Çıkarımlarımı Ştolsun Oblomovu harekete geçirmek adına çabaladığı sözleriyle sonlandırmak istiyorum;
“İçinizdeki güç canlandığı zaman, çevrenizdeki hayat da yeni bir anlam kazanacak, şimdi görmediğiniz şeyleri görecek, işitmediğiniz şeyleri işiteceksiniz. Sinirleriniz birer tel gibi ses verecek, dünyaların müziğini duyacaksınız, otların büyüdüğünü işiteceksiniz.”